YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/21396
KARAR NO : 2010/3530
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.985 … Doları alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının hediyelik eşya ticareti yaptığını, davalının 2001 ve 2002 yıllarında davacıdan aldığı ürünlere karşılık iki adet senet verdiğini ancak ödeme yapmadığı ve senetlerin zamanaşımına uğradığını belirterek, toplam 1.985 $ alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacı ile arasında doğrudan bir alım satım ilişkisi mevcut olmadığını ve mal almadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, senetler üzerinde alacaklı kısım ve tanzim tarihinin sonradan doldurulduğunu, 985 USD tutarlı senette nakten kaydı bulunduğunu, mal alışverişi olduğunu davacının yazılı delille ispatlaması gerektiğini, kendisinin bir yıl takı işiyle uğraştığını, takıları pazarlamacıdan aldığını ve senetler verdiğini, bir süre sonra malların gelmediğini ve senetlerin karşılıksız kaldığını, senetlerinde pazarlamacıda kaldığını beyan ile davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece senetlerin zamanaşımına uğradığını ve birinde iddianın aksine nakten kaydı bulunduğunu, senet metnini talil eden iddianın yazılı delille ispatı gerektiğini, mal teslimi konusunda davalı yanın davacıya yemin teklifinde bulunduğu, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen, davacının hazır olup mal teslimine dair yemin etmediği gerekçe gösterilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak senetlerde davacı alacaklı, davalı ise borçlu görünmekle olup 13.08.2001 tanzim 30.10.2001 vade tarihli senet 1000 $ miktarlı ve malen kaydı mevcut olup, 30.11.2001 vade tarihli senet ise 985 $ miktarlı olup nakten kaydı mevcuttur.
Nakten kaydı bulunan senede ilişkin olarak mahkemece davacıya usulüne uygun yemin davetiyesi tebliğ edilmeden, yazılı gerekçe ile dava reddedilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 337/f 2.maddesi hükmüne göre “yemin davetiyesine yemin konusu hususların acıkça yazılması gerekir. Mahkemece davalıya gönderilen yemin davetiyesinde hangi hususlar hakkında yemine davet edildiği yazılmamıştır. Usulsüz yemin davetiyesi üzerine yeminin … edileceği duruşmaya gelmeyen davacının bu senede ilişkin iddiasını ispat edemediğinden bahisle reddi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, malen kaydı bulunan senede ilişkin alacakla ilgili ise; bu senedin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek temel ilişkinin her türlü delille ispat edilebileceği gözönünde bulundurularak, bu husustaki taraf delilleri sorulmalı ve gerektiğinde yemin deliline de başvurulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.