Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40523 E. 2023/3465 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40523
KARAR NO : 2023/3465
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten adam öldürme, yağma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma

İlk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen HAGB kararının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu,hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, yağma, 6136 sayılı Kanun’un muhalefet suçlarından kurulan hükmün; 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 08.05.2017 tarihli ve …. sayılı bozma Kararı üzerine;
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2017/265 Esas, 2020/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında;
Kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci, 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 30 kez mahkûmiyet kararı verilmiştir.
6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçundan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, ek 5 inci maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 52 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu, 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 kez mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu, 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 kez mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının a,c,d,f ve g bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 kez mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2020 tarihli ve onama/bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Soyut beyanlarda bulunan iki örgüt mensubunun beyanlarının doğrulanması amacıyla mahkemede dinlenilmesi ve sanıkla yüzleştirilmesi akabinde maddi olguların şüpheye yer vermeden ortaya konulması taleplerinin mahkemece reddedildiğine,
2.Dosya kapsamında atılı suç isnadına dayanak teşkil edebilecek somut bir veri bulunmadığına,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürmeye teşebbüs etme ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma, kasten öldürmeye teşebbüs etme, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir Ancak;
6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçundan hüküm kurulurken Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3 üncü maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK’nın 52/4 üncü maddesi gereğince ihtarat yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi;
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma, kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2017/265 Esas, 2020/13 sayılı Kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.6136 Sayılı Kanun’a muhalefet etme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz istem;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden; Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2017/265 Esas, 2020/13 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün yedinci maddesinden “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının sanıktan tahsiline, bu hususta sanığa ihtarat yapılmasına, (ihtar edildi)” ibarelerinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …