Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/12116 E. 2023/9362 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12116
KARAR NO : 2023/9362
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyasındaki suç ile dava konusu suçun zincirleme suç olduğu gerekçesiyle Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 1 ay

10 gün hapis cezasının mahsubu ile kalan 1 yıl 4 ay 20 gün hapsin infazına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2022/3224 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97593 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97593 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Sanığın evvelce 21.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi neticesinde, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli ve 2018/21275 soruşturma, 2018/473 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkumiyet kararına ilişkin olan 08.11.2020 tarihli eylemin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4 üncü fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu cihetle, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 08.11.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli ve 2021/4778 Soruşturma,

2021/1222 Esas, 2021/832 sayılı iddianamesi ile Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
B. Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.06.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyasındaki suç ile dava konusu suçun zincirleme suç olduğu gerekçesiyle Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile verilen “1 yıl 1 ay 10 gün hapis” cezasının mahsubu ile kalan “1 yıl 4 ay 20 gün hapsin infazına” karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesince mahsuba konu edilen Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin dosyasının incelenmesinde;
Şüphelinin 21.09.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2014 tarihli ve 2014/36624 Soruşturma, 2014/76 sayılı, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının infazı sırasında şüphelinin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 10.03.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasından sonra, Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/206 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının şüpheliye ve zorunlu müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle durma kararı verildiği, durma kararından sonra Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli 2018/21275 Soruşturma, 2018/473 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek 06.06.2018 tarihinde kesinleştiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 02.11.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madd kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 tarihli ve 2018/21275 Soruşturma, 2021/307 Esas, 2021/15 sayılı iddianamesi ile Mersin 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, yine sanığın 25.10.2020 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle 2021/1203 Esas sayılı iddianame ile açılan davanın birleştirildiği ve yapılan yargılama sonucunda Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.04.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas ve 2017/43 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Sanığın 14.05.2016 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2016 tarihli ve 2016/9441 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15.02.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
E. Sanığın 08.11.2020 tarihli eylemi nedeniyle, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiş ise de,
Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas ve 2017/43 Karar sayılı dosyasına konu davanın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca erteleme kararı verilmeksizin doğrudan açıldığı, Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/206 Karar sayılı durma kararı verilen dosyasındaki erteleme kararının dayanak olarak gösterildiği, ancak durma kararından sonra Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli ve 2018/21275 Soruşturma, 2018/473 sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas sayılı dosyasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararının da kanun yararına bozulması gerektiği,
Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 2021/15 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 21.09.2014 olduğu, 25.10.2020 tarihli eylemin erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, 02.11.2020 tarihli eylemin ve inceleme konusu 08.11.2020 tarihli eylemin ise iddianame tarihinden önce işlenmesi nedeniyle zincirleme suç teşkil ettiği anlaşılmakla,

Dosya kapsamına göre;
Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf edilmeksizin kesinleşen 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararının ve Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde her üç davanın birleştirilerek eylemlerin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından;
Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararına ve Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararına ve Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.