YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11436
KARAR NO : 2013/6139
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; iddianameyle talep edilmesine karşın TCK’nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, bu hususun mahkemenin takdirinde olması sebebiyle; TCK’nın benimsediği gün para cezası sisteminde, adli para cezasının tam gün sayısı belirtilerek hükmedilmesi gerekirken ay üzerinden hükmedilmesi, sonuca etkili görülmediğinden bu hususlar bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, ertelemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanığın asli kusurlu olmakla birlikte, olay sonucunda bir kişinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmış olması ve maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.