YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5061
KARAR NO : 2013/7101
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/08/2012 tarihli ve 2012/10020 soruşturma, 2012/5714 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve 2012/1466 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, yaşı küçük olan ölenin düştüğü havuzda gerekli güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığının araştırılması ve gerektiğinde uzman kişilerden de yararlanarak olay yerinde keşif incelemesi yapılarak olayda şüphelinin kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenip buna göre karar verilmesi gerektiği halde, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmaksızın sadece şüpheliye bir kusur izafe edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında. Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 24.12.2012 tarih ve 2012/18742/73242 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2013 tarih ve 2013/4295 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde, 2000 doğumlu olan …’ün olay tarihinde, şüphelinin işlettiği Metropol Yüzme Havuzuna sünnet düğünü için gittiği, havuzun kenarında, “Balıklama atlamak yasaktır, yüzme bilmeyenlerin havuza girmesi kesinlikle yasaktır, dikkat zemin kaygandır” ibareleri yazılı olan uyarı levhaları olduğu, ancak ölenin arkadaşları ile birlikte havuzun kenarında nefes tutma yarışı yaptıkları sırada suyun üzerinde yüzü koyun şekilde yatar vaziyette görülmesi üzerine suyun dışına çıkarıldığı, orada yapılan ilk müdahalenin ardından kaldırıldığı hastanede tedavisi sırasında öldüğü, her ne kadar Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 28/08/2012 tarih ve 2012/10020 soruşturma, 2012/5714 Karar sayılı takipsizlik kararı ile, ölenin yüzme bilmediği, uyarı levhalarına rağmen havuza girmesi sonucu vefat ettiği, başkalarına atfedilecek bir kusur bulunmadığından ve şüpheliye kusur izafe edilemediğinden şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve meydana gelen kaza ile ilgili olarak tarafların kusur durumunun tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve 2012/1466 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.