Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/21604 E. 2010/3049 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/21604
KARAR NO : 2010/3049
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde tahliye taahüdünün iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, muris eşinden intikal eden evde ikamet ettiği ve kiracı olmadığı halde murisin önceki evliliğinden olan oğlu davalının kendisini kandırarak tahliye taahhüdü aldığını ileri sürerek tahliye taahhüdünün iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının evde mülkiyet hakkına dayanarak oturduğu ve kira ilişkisi bulunmaksızın verilen tahliye taahhüdünün geçersiz olacağı gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Çorlu 3. Noterliğince düzenlenen 22.01.2008 tarih ve 478 sayılı tahliye taahhüdünün iptali isteminden ibarettir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın değeri saptanamamakta ise de kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise yasalar ile verilmiş dava ve konular ile sınırlı olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.
O halde mahkemece, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.