YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10075
KARAR NO : 2011/14876
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; davalı ile … 4. AHM’nin 2001/675- 2001/885 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, kararla birlikte müşterek çocuk Melis ‘in velayetinin tarafına verildiğini, aylık 100,00-TL nafaka bağlandığını, nafakanın yetersiz kaldığını, beyanla 600,00-TL’ye artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davayı kabul etmediğini, talebin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 300 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.
TMK’nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.
Somut olayda; davacının evli olup, çalışmadığı, aylık gelirinin olmadığı, üzerine kayıtlı bir arabasının olduğu, oturduğu evin babasına ait olduğu, müşterek çocuğun 1999 doğumlu olup, ilköğretim okulunda öğrenci olduğu, davalının ise emekli olduğu, çalışmadığı, aylık 740,00-TL emekli maaşı aldığı, aylık 500,00-TL kira gelirinin olduğu, 470,00 TL kira verdiği, bakmakla yükümlü olduğu annesi ile birlikte kaldığı, annesinin gelirinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ülkede yaşanan enflasyon ve çocuğun büyümesi dışında nafakaya etki eden olgulardan bahsedilmeden, davalının gelir-gideri ile orantısız şekilde yüksek nafakaya hükmedilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE 12 aylık ortalama artış oranı nazara alınmak suretiyle, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.