YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12633
KARAR NO : 2011/18724
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-(k.davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, tarafların 2007 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararı ile bağlanan nafakanın yetersiz olduğunu ileri sürerek, kendisi için yoksulluk nafakasının aylık 500 TL’ye, müşterek çocuklar için de iştirak nafakasının aylık 400’er TL’ye yükseltilmesi istemiştir.
Davalı yersiz açılan davanın reddini, karşı dava ile çocukların iştirak nafakalarının 125’er TL’ye indirilmesi istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kısa kararın A-1 fıkrasında kısmen kabul nedeni ile davalı – davacı tarafından davacı-davalıya ödenmekte olan aylık 200 TL yoksulluk nafakasının bu kere aylık 20 TL daha arttırılarak toplam 220 TL’ye yükseltilmesi, bağlanan yoksulluk nafakasının her yıl üretici fiyat endeksi oranında artırılmasına,
2.fıkrasındaki “Müşterek çocuklar için davalı-davacı tarafından davacı-davalıya ödenmekte olan aylık 200’er TL iştirak nafakalarının bu kere 15’er TL daha arttırılarak 215’er TL’ye yükseltilmesine, bağlanan iştirak nafakalarının her yıl üretici fiyat endeksi oranında arttırılmasına karar verildiği halde gerekçeli kararda çocuklar hakkında hüküm kurulmayarak kısa kararla çelişkili karar verilmiştir (HUMK. 388 yeni 297. Md.).
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.