YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10226
KARAR NO : 2023/3474
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
İNCELENEN KARARIN
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm :İstinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak mahkumiyet kararı
Tebliğname Görüşü :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve …. sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 221 nci maddesi dördüncü fıkrasının 2 nci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve… sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 221 nci maddesi dördüncü fıkrasının 2 nci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
4.Soruşturma aşamasından itibaren samimiyetle etkin pişmanlıkta bulunduğundan beraatine karar verilmesine,
5.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın adına kayıtlı, kendisinin kullandığını ikrar ettiği hat üzerinden haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen ve örgüt içerisinde sohbet hocası, ünite imamı ya da örgüt muhasebecisi oldukları tespit edilen şahıslarla sıkça görüşmesi, örgüt ile bağlantılı Bank Asyada hesabının bulunması, örgüt elebaşının bankanın kurtarılmasına yönelik para yatırılması talimatından sonra hesabını aktif olarak kullanmaya devam edip, hesabına para yatırması, dijital eşyaları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinden, örgüte müzahir internet sitelerini darbe girişimine kadar takip ettiğinin belirlenmesi, FETÖ/PDY yapılanması ile irtibatlı olup, hain darbe girişimi sonrası çıkartılan KHK’lar ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası’na bir dönem üye olduğunun ve sendikanın ilçe temsilciliğini yürüttüğünün tespit edilmesi, tanıklar Y.U., H.T., A.A., K.A. ve M.Y.nin aleyhe beyanlarından, sanığın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde yer alıp, örgütün sohbet adı altında düzenlediği örgütsel toplantılara darbe girişimine kadar katıldığının, örgüt ile bağlantılı olup, örgüt mensupları tarafından kurulup idare edilen Büşra- Der isimli dernekte örgüt adına sohbetler düzenleyip, sohbet hocalığı yaptığının, öğretmen olan sanığın meslektaşlarını örgütle bağlantılı Aktif Eğitimciler Sendikası’na üye olmaları yönünde telkinde bulunduğunun, sosyal medya hesapları üzerinden FETÖ/PDY terör örgütünü övücü, devlet büyükleri ile hükümeti eleştirir paylaşımlar yaptığının, örgüt mensuplarının örgüte bağlılığını gösterir bir simge olarak kullanılan 1 Amerikan Doları’nı örgüte hizmet eden kişilere vererek bu kişilerin örgüt ile olan bağlarını kuvvetlendirmeye çalıştığının anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiş, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, suç kastı, örgüt içinde üstendiği görevler, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak sanığın TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince teşdiden cezalandırılmasına, atılı suçun 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde sayılı suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereği yarı oranında artırılmasına, ancak sanığın hakkındaki beyanlardan sonra soruşturma aşamasında, örgüte ilişkin bilgiler verip, kendisinin ne şekilde bu örgüt içerisine girdiğini açıkladığı, Konya’ya gelmeden önce Van’da Öğretmen olarak görev yaparken FETÖ/PDY yapılanmasının düzenlediği sohbetlere katıldığını, Konya İli Sarayönü İlçesine geldikten sonra Büşra Der isimli dernekte yapılan sohbetlere katılmaya başladığını, İlahiyatçı ve Din Kültürü Öğretmeni olması sebebiyle kendisinin de zaman zaman dernekte Hadis okuduğunu, dernekte gönüllü öğretmenlik yaptığını, örgüt tarafından düzenlenen Kuzey Irak gezisine katıldığını, orada yapıya ait üniversiteyi ziyaret ettiklerini, 2013 yılı Haziran ayına kadar zaman gazetesine ve sızıntı dergisine aboneliğinin olduğunu, öğrenci iken 1993 yılında FETÖ/PDY yapılanmasına ait evlerde kaldığını, bir dönem Aktif Eğitimciler Sendikası’na üye olup, sendikanın ilçe temsilciliğini üstlendiğini beyan ederek yapı içerisinde tanıdığı sınırlı sayıda kişinin ismini verdiği, sanığın verdiği isimler üzerinde araştırma yapıldığı, bu kişiler hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçlaması ile soruşturma yapıldığının tespit edildiği, sanığın vermiş olduğu bilgilerin FETÖ/PDY terör örgütünün yapısı ve faaliyetlerine ilişkin faydalı bulunduğu, ancak örgüt içerisindeki konumu ve görevi nazara alındığında verdiği bilgilerin sınırlı kaldığı mahkemece değerlendirilmiş, bilgilerin kapsamı, sanığın örgüt içerisinde üstlendiği görevler (sohbet hocalığı) dikkate alınarak, TCK’nın 221/4-2 nci maddesi gereği sanığa verilen cezadan takdiren 1/2 oranında indirim yapılmış, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Konya Kaşgarlı Mahmut Ortaokulu’nda öğretmen olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından 15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisaklı yahut irtibatlı olduğu gerekçesiyle 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan sanığın, örgütün gelir kaynağı ve para aklama yeri olarak kullandığı Bank Asyada 2002 yılında açılmış hesabının bulunduğu, 28.08.2014 tarihinde Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğünce sanığın Bankasya hesabına EFT yoluyla 18.076,99 TL gönderildiği, sanığın 29.08.2014 tarihinde bu parayı kendisine ait Finansbank ve Akbank hesaplarına gönderdiği, 18.12.2014 tarihinde Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğünce sanığa Bankasya hesabına EFT yoluyla 8.072,74 TL para gönderildiği, sanığın 4 … içinde bu parayı da başka bankalardaki hesaplarına gönderdiği, böylece sanığın örgüt elebaşının talimatı ile Bank Asyada işlem yaptığını gösterir banka hareketinin bulunmadığı, örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına ilk olarak 30.06.2012 tarihinde üye olduğu, adı geçen sendikanın 31.03.2013 tarihinde kendini feshetmesi üzerine üyeliğinin son bulduğu, 22.11.2013 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının yeniden kurulmasını takiben sanığın 30.12.2013 tarihinde tekrar üye olduğu, üyeliğinin sendikanın kapanmasına kadar devam ettiği, ayrıca sanığın anılan Sendikanın Sarayönü İlçe temsilciliğini yaptığı, bu bağlamda meslektaşlarını Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmaları yönünde teşvik ettiği, sanıkta ele geçirilen dijital materyaller üzerinde Emniyet Siber İnceleme Şube Müdürlüğünce yapılan incelemede, örgüt elebaşının görüşlerine yer verilen herkül.org isimli internet sitesinde Bamteli adı altında yayınlanan vaazları dinlediğine, Aktif Eğitimciler Sendikası’nın ilçe temsilcisi olarak görüşmeler gerçekleştirdiğine, zaman.com.tr, 17/25.com gibi haber sitelerine girdiğine ilişkin kırıntıların tespit edildiği, öte yandan FETÖ/PDY bağlantısı olup 15.06.2015 tarihinde fesholunan Büşra Eğitim Derneği tarafından düzenlenen bursluluk ve yatılılık sınavlarına hazırlık kurslarında gönüllü öğretmen listesinde yer aldığı ve bu kurslarda 23.11.2013-02.06.2014 tarihleri arasında haftada 6 saat ders verdiği, kendi ikrarına göre 2013 yılı Haziran ayına kadar örgütün yayın organları olan Zaman gazetesine ve Sızıntı dergisine abone olduğu, 2013 yılında Kuzey Irak gezisinde örgütün okulunu ziyaret ettiği, üniversite öğrenimi sırasında bir süre örgüte ait evlerde kaldığı, evinde yapılan aramada Yarına bakış ve Zaman gazetesi nüshaları ile örgüt yayınevlerinde basılan dini kitap ve CD’lerin ele geçirildiği, tanık anlatımlarından ve sanığın ifadelerinden anlaşılacağı üzere, örgütün ve örgüt elebaşının propagandasının yapılması suretiyle himmet adı altında gelir temin edilen dini sohbet kisvesi altındaki sohbet toplantılarına iştirak ettiği, HTS kaydına göre diğer örgüt üyeleriyle sıkça iletişim kurduğu anlaşılmakla, tüm bu deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz ettiği, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği Dairece de kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesinin suçun sübutuna dair kanaati yerinde bulunmuş, ancak temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 inci maddesinde gösterilen ölçütler nazara alınmak suretiyle, TCK’nın 3/1 inci maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayin olunmasının gerektiği, bu bağlamda sanığın örgüt içindeki konumu, örgütle irtibatını gösterir eylemlerinin mahiyeti gözetilerek ceza tayini yoluna gidilmesi gerekirken bu ölçütlere uymayacak şekilde temel cezanın belirlenerek hüküm kurulması Dairece hatalı bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiş, TCK’nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesinin amaç, kapsam, gerekçesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları birlikte nazara alındığında, sanığın gözaltına alınması akabinde Sarayönü Polis Merkezi Amirliği’nde alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamalarında, pişmanlığını dile getirip konumu itibarıyla bilgisi ölçüsünde, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde önemli bilgiler verdiği, bu nedenle hakkında, TCK’nın 221/4 üncü madde ve fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu anlaşılmış, İlk derece Mahkemesince sanığın etkin pişmanlığı nedeniyle cezasından yapılan indirim oranı 1/2 şeklinde sınırlı tutulmuş ise de, sanığın örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde önemli bilgiler vermesi, verdiği bu bilgiler doğrultusunda adli makamlarca işlem yapılmış olması karşısında, TCK’nın 221/4 üncü madde ve fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezasından 2/3 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete daha uygun olacağı sonucuna varılmış, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle isabet bulunmamıştır.
2.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, en üst hadden indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/870 Esas ve 2019/1259 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
…