Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/5500 E. 2011/16426 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5500
KARAR NO : 2011/16426
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davacı … tarafından açılan davanın kabulüne; davacı … tarafından açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı … vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı … ile vekili Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı … vek.Av…. … geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar verdikleri dilekçede; murislerinin, 08.06.2007 tarihli düzenlediği vasiyetname ile davalılara muayyen mal vasiyetinde bulunduğunu; vasiyetname düzenlediği tarihte medeni hakları kullanma ehliyetinin olmadığı gibi iradesinin de davalılar tarafından, fesada uğratıldığını iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, davacı … tarafından açılan davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline; davacı … tarafından açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kısa kararda; “Davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline” denilmiş olmasına karşın, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; “Davacı … tarafından açılan davanın kabulü ile 08.06.2007 tarih 06249 yevmiye nolu vasiyetnamenin iptaline, davacı …’nin mirasçı ya da lehtar olmadığı anlaşıldığından; bu davacının davasının reddine” şeklinde hüküm oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.