Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2023/12760 E. 2023/16362 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12760
KARAR NO : 2023/16362
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
SAYISI : 2021/252 E., 2022/429 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … İstemi … geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait yurt dışında bulunan şantiyelerinde 05.05.2014-30.08.2015 tarihleri arasında demirci ustası olarak kesintisiz en son 2.100,00 USD karşılığında çalıştığını, ücretinin tamamının elden ödendiğini, … sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davalı işverence feshedildiğini, davacının haftanın yedi günü 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, … yoğunluğuna göre 19.00’dan aşağı olmamak üzere 23.00’e kadar da çalışmasının olduğunu, davacının sadece ayda bir gün tatil yaptığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, … bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalışmadığını, davacının tüm emek ve mesaisini davalıya hasretmediğini, başka şantiyelerde de çalıştığını, Suudi Arabistan’da Cuma günü resmî tatil olduğunu, Ramazan ve Kurban Bayramı’nda sadece bir gün tatil olduğunu, 20 Ağustos günü Arafat Dağı günü isimli bir başka tatil günü olduğunu ancak o günde çalışma yapıldığını, Muhammed Peygamber’in doğum günü kabul edilen 21 Kasım günü de çalışma yapıldığını, Hicrî ve Miladî yeni yıl takvimlerinde de ülkede çalışma olduğunu, herhangi bir tatil söz konusu olmadığını, ancak işçilerin 1 Ocak tarihinde çalıştırılmadığını, davacının yıllık izin ücretinin çalıştığı ülkenin kanuna göre düzenleneceğini, davacının hiç izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bu sebeple yurda giriş-çıkış kayıtlarının celbinin gerektiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.07.2020 tarihli ve 2018/666 Esas 2020/377 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı Şirkette 16.08.2014-29.08.2015 tarihleri arasında demirci ustası olarak çalıştığı, aylık ücretinin net 1.900,00 USD olduğu, … sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının çalıştığı dönemde ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, … bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi 26.11.2020 tarihli ve 2020/2159 Esas, 2020/1938 Karar sayılı kararı ile; davalı ile ihbar olunan Şirket arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının … sözleşmesinin ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, ihbar süresinin kullandırıldığına dair belge bulunmadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili, … bayram ve genel tatil ücreti çalışmalarının ispatlandığı, yıllık izin kullandırıldığının ispatlanamadığı, davada … hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 13.04.2021 tarihli ve 2021/2420 Esas, 2021/8021 Karar sayılı ilâmı ile; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davalının davacının …’de bulunduğu dönemlerde izin kullandığı savunması karşısında, yurda giriş ve çıkış kayıtlarına göre …’de bulunan zamanların yıllık izne mi yoksa ücretsiz izne mi dayalı olduğu araştırılarak yıllık izne dayalı ise bunun yıllık izin ücretinin hesabında, ücretsiz izne dayalı ise davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresinde dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkete ait işyerinde 16.08.2014 – 29.08.2015 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli … sözleşmesi ile demirci ustası olarak çalıştığı, bu belirtilen dönem aralığında davacının 20 gün ücretsiz izinde olduğu, toplam hizmet süresinin 11 ay, 26 gün olduğu, fesih tarihindeki aylık ücretinin ise net 1.900,00 USD olduğu, … sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın … taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle davacı işçinin ihbar tazminatına hak kazandığı ancak çalışma süresi 1 yılı doldurmadığından kıdem tazminatına hak kazanamadığı, yine 1 yıllık çalışma süresini doldurmayan davacının yıllık izin alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkilinin davalı Şirket çalışanı olmadığını, imzalı ücret bordrolarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili, … bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğinin sabit olduğunu, davacının ücret miktarının hatalı tespit edildiğini, davacı tanığının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının belirttiği çalışma saatlerinin çalışılan ülkenin iklim şartları dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hafta tatili günlerinde çalışma yapılmadığını, Ramazan ve Kurban Bayramı’nın ilk gününün tatil olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının kıdeme esas hizmet süresinin tespiti ile yıllık izin alacağının bulunup bulunmadığı, buna göre bozmaya uygun karar verilip verilmediği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4857 sayılı … Kanunu’nun 53 ve 59 uncu maddeleri ile 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı … Kanunu’nun 14 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.