Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/21581 E. 2011/7259 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/21581
KARAR NO : 2011/7259
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 20.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 2009/54 Esas sayılı dava dosyası da iş bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek. Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacılar ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların murisinin 1981 tarihinde vefat ettiğini, miraasçılarına intikal eden taşınmazlarından 4125 ve 4126 parsel sayılı taşınmazların ev ve mağaza olarak, diğer taşınmazların da meyve bahçesi ve tarla olarak kullanıldığını; taşınmazların tamamının davalı tarafından bizzat kullanılmakla veya kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini; davacının hissesine düşenin verilmediğini iddia ederek, 20.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada da; davacı …, miras hissesine düşen 8.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan oturulan evde anneyle birlikte oturulduğunu ve davacının rızası ve muvafakatı ile kullanıldığını, evin alt katında bulunan deponun da 2005 yılı temmuz ayından beri boş olup, gelir elde edilmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu 910,907,410,233,2213 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki meyve ağaçlarının davalı … ve eşi …tarafından dikilip yetiştirildiğinden ve intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden, ev ise ortak kullanımda olduğu anlaşıldığından ecrimisil taleplerinin reddine; dava konusu 432,915,2299 ve 3170 parsellere ilişkin talebin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı taraf dilekçesinde; muristen intikal eden tüm taşınmazlar bakımından miras hissesine düşen (20000,00 TL ve 8000,00 TL) ecrimisil bedeli talep etmiştir.
Mahkemece, ecrimisil talep edilen taşınmazlardan bir kısmı yönünden talep reddedilmiş olmasına rağmen, kabul edilen parseller için davacıların toplam talepleri yıllara bölünerek hüküm altına alınmıştır. Davacının 20.000 TL talebinin (birleşen davada 8000,00 TL talebinin) tüm taşınmazlar için istendiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu isteğin tamamının hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; öncelikle, davacı tarafın istediği toplam ecrimisil bedeliyle ilgili açıklama istenerek; hangi taşınmazlardan yıllara göre ne kadar talep edildiği sorulmalı, bilirkişilerden de bu doğrultuda rapor alınmalı ve sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır.
Bundan ayrı, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Özellikle zeytin gelirleri ile ilgili her sene için verim durumu ayrıntılı açıklanmalı, giderler gözetilmeli, bu hususta bu işlerle uğraşan mahalli bilirkişi de dinlenmeli; rapor açık, anlaşılır ve ayrıntılı hazırlanmalıdır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 750 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.