YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2114
KARAR NO : 2023/4461
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/65 D.İş, 2022/65 Karar
SAYISI : KIT/2021-411
KARAR : İtirazın reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri murisinin 27.10.2001 tarihinde tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada avukat tarafından temsil edildiğini, davanın başta 5.000,00 TL üzerinden açıldığını, bilirkişi raporu sonrası toplam zararın tespit edilmesi ile davanın ıslahı gerekirken vekilin ıslah yoluna başvurmadığını, 2010 yılında ek dava açarak birleştirme talep ettiğini ancak açılan ek davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacıların alacak haklarının zamanaşımına uğramasına sebep olan vekilin kusurlu olduğunu, vekile yapılan başvuru üzerine mesleki sorumluluk sigortası olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek 37.825,00 TL tazminat alacağı, 100.899,00 TL işlemiş yasal faiz ve 3.300,00TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 142.026,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı vekilin hatası söz konusu olsa bile bunun poliçe vadesinde gerçekleşmediğini, ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
III. HAKEM HEYETİ KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.02.2016 tarihli, 2016/K.2924 sayılı kararı ile davacılar vekilinin hizmet kusurunun 10926214 nolu sigorta poliçesi kapsamında olduğu, poliçenin geriye dönüklük süresinin 01.12.2005 tarihinde başladığı, davacıların zararının 27.10.2006 tarihinde doğmuş olduğu, ilk açılan destekten yoksun kalma tazminat talepli davanın Gülşen ve Yonca yönünden kabulüne karar verildiğinden başvurunun da Gülşen ve Yonca yönünden kabulü ile 37.825,00 TL’nin 11.10.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, bu karara davalı vekili tarafından süresi içinde itiraz edilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyeti Kararı
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 06.06.2016 tarihli ve K-2016/İHK-1319 sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakeminin karar gerekçesinde dosyada bulunan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Dairemizin 09.06.2021 tarih, 2020/1388 E. ve 2021/4935 K.
sayılı kararıyla dava dışı sigortalının davacıların vekili sıfatıyla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu davada 23.10.2010 tarihinde zamanaşımı defi ile karşılaşması üzerine bundan çok kısa bir süre sonra ilk kez 01.12.2010 tarihinde ve sonuncusunda ise 08.01.2015 tarihinde yaptırdığı Mesleki Sorumluluk Sigortası poliçesinin tanzimi sırasında, yürütmekte olduğu bir dava sırasında zamanaşımı def’i ile karşılaştığını sigortacıya bildirmemiş olmasının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1439 uncu maddesi kapsamında, sözleşmenin yapılmaması veya değişik şartlarda yapılması sonucunu doğuracak ölçüde önemli bir olay olup olmadığı ve bu hususun önemli kabul edilmesi halinde davalı … şirketinin cayma hakkını kullanıp kullanmadığı ve kullanma hakkının hangi tarihte doğduğu, cayma hakkının düşüp düşmediği hususlarının da incelenerek ve Sigorta Genel Şartları ile Özel Şartlar birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
D. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 30.12.2022 tarih, KIT/2021-41 sayılı kararı ile sigorta poliçesinde sigortalıya Sigorta Genel Şartlarının A.1.(b) bendi uyarınca teminat sağlandığı, ara vermeden yenilenen 08.01.2014 başlangıç tarihli poliçe yönünden 5 yıllık geriye dönüş tarihinin 08.01.2009 olacağı, sigortalı vekilin ilk defa zamanaşımı defi ile karşılaşığı tarihin 23.10.2010 olduğu, rizikonun bu tarih itibariyle doğduğu, bu haliyle rizikonun teminat kapsamında kaldığı, sigortalı vekilin açtığı ek davada zamanaşımı defi ile karşılaşması ve davanın reddi hali sigortacıya bildirilememiş olmasının beyan yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, 6102 sayılı Kanun’un 1440 ıncı maddesi uyarınca sigortacısının cayma hakkı doğmuş ise de cayma hakkının kullanıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığından cayma hakkının düştüğünü gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kararın direnme vasfında olduğunu, poliçe genel şartlarının dikkate alınmadığını, sigortalının poliçe tanzim edilirken bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve karşılaştığı rizikodan müvekkilini haberdar etmediğini, bu nedenler poliçenin geçersiz olduğunu, kararda faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mesleki sorumluluk sigortasına istinaden zarar gören üçüncü kişiler tarafından sigortacı aleyhine açılan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava dışı sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranışı neticesinde poliçenin geçerli olup olmadığı ve rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2.6102 sayılı Kanun’un 1435, 1439 ve 1440 ıncı maddesi ile 1458 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, mesleki sorumluluk sigortasına istinaden zarar gören üçüncü kişiler tarafından sigortacı aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davaya konu sigorta poliçesinin “Özel Şartlar” bölümünde, poliçe ile Sigorta Genel Şartlarının A.1.(b) maddesi uyarınca sigortalıya teminat sağlandığı belirtilmiştir. Sigorta poliçesinin A.1.(b) maddesi uyarınca yapıldığı hallerde, bir yıldan az olmamak kaydıyla (somut poliçede beş yıl) sözleşme yapılmasından önce veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olaya bağlı olarak; Sigortacının bilgisi ve yazılı muvafakatı dahilinde olmak koşuluyla sigortalı tarafından ödeme yapılması veya sigortacının, sigortalıya ayrıca hukuki yardımda bulunmayı da üstlendiği mesleki sorumluluk sigortalarında tebligat ile davanın veya hukuki takibin öğrenilmesiyle, zararın gerçekleştiğinin ve bu zararın sigortalının sorumluluğundan kaynaklandığının mahkeme tarafından karar altına alınması hallerinden birinin gerçekleşmesiyle rizikonun gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
Dava konusu sigorta poliçesi ilk kez 01.12.2010 tarihinde ileriye doğru bir yıl ve geriye doğru beş yıl içerisinde dava dışı avukatın mesleki kusurları nedeniyle meydana gelebilecek olaylardan kaynaklanacak zararları teminat altına almak için düzenlenmiş olup, 01.12.2011 ve 01.12.2012 tarihlerinde de anılan sigorta poliçesi yenilenmiş, bir sonraki poliçe 38 günlük gecikme ile 08.01.2014 tarihinde tanzim edilmiş ve son olarak 08.01.2015 tarihinde de bir yıl süreyle yenilenmiştir.
6102 sayılı Kanun’un 1435 inci maddesine göre, sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.
Sigorta sözleşmesi uyarınca güvence sağlanacak riziko gerçekleşmiş veya gerçekleşme ihtimalı ortadan kalkmış ise, sigortacı bakımından sözleşmenin konusu imkansız hale gelmiş olacağından, genel yaptırıma göre sözleşmenin kesin olarak hükümsüz sayılması gerekir. Geçmişe etkili sigorta sözleşmesi ise kurulduğu tarihten önce gerçekleşmiş veya sona ermiş rizikolara karşı güvence sağlayacak şekilde yapılmasına izin verilmektedir, ancak bu durumun taraflarca bilinmiyor olması gerekir.
Dava dışı sigortalıya izafe edilen eylem, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/907 E. 2011/277 K. sayılı dosyasında gerçekleşen olaya ilişkin olup, dava dışı sigortalı avukatın fazlaya ilişkin haklar yönünden ıslah talebinde bulunmayıp ek dava açmakta da gecikmesi nedeniyle o dosyanın davalısı tarafından 23.10.2010 tarihinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüş ve mahkemece de ek davadaki istemler zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar bu suretle kesinleşmiştir. Bu defa, bu dosya davacıları bir başka vekil aracılığıyla, uğradıkları zararı dava dışı sigortalıdan talep etmektedir.
Sigortalı avukat, açtığı ek davada 23.10.2010 tarihinde zamanaşımı defi’inde bulunulması üzerine, ilk poliçeyi 01.12.2010 tarihinde yaptırmış, 01.12.2011 ve 01.12.2012 tarihlerinde de anılan sigorta poliçesi yenilenmiş, ancak 08.01.2014 tarihli poliçeyi 38 gün gecikmeli yaptırmıştır. Bu poliçe de yine 08.01.2015 tarihinde yenilenmiştir. Gecikmeli yapılan 08.01.2014 tarihli poliçe artık yeni bir poliçe olarak kabul edildiğinde özel şartlara göre geriye dönüş tarihi yeni düzenlenen poliçelerde başlangıç tarihinden 5 yıl öncesine kadar gitmektedir. Buna göre, her ne kadar riziko geriye dönüş süresi içinde gerçekleşmiş olsa da, riziko gerçekleştikten sonra bu durumu bilerek poliçe yaptıran dava dışı sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, beyan yükümlüğüne aykırı davranış nedeniyle artık zararın poliçe kapsamında olmayıp teminat dışı kaldığının kabulü ile davacıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.