YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15024
KARAR NO : 2013/6858
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2-a-b-e, 62, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin kusur kabulü ile ceza uygulamasına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Aynı maddenin birden fazla fıkrasının ihlalinin söz konusu olduğu olayda, belirtilen hususun temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi gereğince verilen gün adli para cezalarının, 89/2-a-b-e maddesi gereğince birkez yarı oranında artırılması gerekirken, temel cezaların, önce 89/2-b maddesi gereği ½ oranında artırılıp, sonrasında bulunan ceza süreleri üzerinden 89/2-e maddesi gereğince ½ oranında artırım yapılması ve bu bulunan süreler üzerinden de 89/2-a maddesi gereğince ½ oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, ölen ve yaralı sayısı, yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanıkların asli ve tali kusurlu olduklarının teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, katılanın ağır kırıklı, hayati tehlike geçirecek ve işitme duyusunda sürekli zayıflamaya neden olacak şekilde yaralandığı hususu dikkate alındığında, katılanın yaralanma derecesi ve sanıkların taksirlerinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınırdan daha fazla aşılarak hak ve nasafete uygun cezaların tayin edilmesi yerine yazılı şekilde ceza uygulanması,
Kanuna aykırı olup sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak CMUK’un 326/son maddesi gereği ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.