YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15138
KARAR NO : 2013/6144
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/1, 89/3-b, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, bilirkişi raporuna, ceza uygulamasına, paraya çevirmeye, tanık beyanlarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, eksik incelemeye, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Katılan … hakkında Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.01.2009 tarihli adli rapor içeriğinde, mevcut yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye düşürdüğünün, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarına etkisi orta 3 derecede kemik kırığı meydana gelecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında sanık hakkında tayin olunan temel cezanın TCK’nın 89/2 (a, b, e) maddesi uyarınca yarı oranında arttırılması gerekirken TCK’nın 89/3-b maddesinin tatbiki suretiyle 1 kat arttırılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.) Olay günü gündüz saat 14:15 sularında bulutlu havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 7,4 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı, eğimsiz düz yolda idaresindeki tırla seyir halinde bulunan sanığın, ışık kontrollü 4 yönlü kavşağa kımızı ışık ihlali yaparak girdiğinin katılanın iddiası, tanık beyanları ve hükme esas Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporuyla sabit olması ve kabulün de bu yönde olması karşısında, bilinçli taksir nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.) Reşit olan mağdur …’ın yaralanması ile sonuçlanan olayda, eşi …’ın davaya katılma hak ve yetkisi bulunmadığı halde 15.05.2009 günlü oturumda katılan sıfatıyla davaya kabulüne karar verilmesi,
4.) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
5.) Sanığa ait nüfus kayıt örneğinin imzasız olması,
6.) Taksirli suçta kasttan söz edilemeyeceğinden, temel cezanın belirlenmesinde ”Kastın yoğunluğu” nun gerekçe gösterilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 89/3-b. maddesi gereğince artırım uygulanmasına rağmen CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak, sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.