Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/18091 E. 2010/3577 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18091
KARAR NO : 2010/3577
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 19.000,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar dilekçelerinde; … İlçesi … Köyünde 792 ve 747 nolu parsellerin davalı Hazine adına tesbit edildiğini, murisleri … Işık’ın tesbite itiraz davasının reddedildiğini, yerin Hazine adına tesbit edilirken üzerindeki 40-45 yaşlarındaki … ağaçlarının … ‘a ait olduğu belirtilmediğinden, murisleri …’ın, muhdesatın aidiyetinin tesbiti davası açtığını, ancak … davası açılabilecek hallerde tesbit davası açılamayacağından sözedilerek hukuki yarar yokluğundan davasının reddediip kesinleştiğini beyanla, bu aşamada ölen …’ın mirasçıları olarak 142 adet ağaç bedeli toplamı 19.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davada sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istenmektedir. Mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında, davalı idarenin, taşınmazı boşalttırmamış olup dava tarihine kadar … ürününü davacıların (ve öncesinde murislerinin) topladığı belirtilmektedir. Davacılar, dava konusu taşınmazı tahliye etmeden sebepsiz zenginleşmeye dayanarak muhdesat bedelini davalıdan talep edemezler.
Taşınmazın (muhdesatın) davalının kullanımına geçip geçmediği hususu dosya içeriğinden açıkca anlaşılamadığından bu durumun araştırılarak sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.