YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11549
KARAR NO : 2023/3028
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanun’a eklenen 5 inci maddenin 1/f bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve … sayılı kararı
ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve…. sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.08.2021 tarihli düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle;
1.Vatanına milletine hiçbir zaman ihanet etmediğine,
2. Bir çok siyasetçi, yazar, akademisyen ve benzeri kişi ve kurumlar gibi örgütün gerçek yüzünü göremeyip hataya düştüğüne,
3. Görevine dönüp vatana hizmet etmek istediğine,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığa ilişkin beyan ve teşhisi üzerine, sanık hakkında soruşturmanın başlatıldığı anlaşılan, tanık M. B. sanık ile ilgili olarak beyanlarında; Karamürselbey Astsubay Meslek Yüksek Okulundan mezun olduktan sonra örgüt içerisinden kendisinden sorumlu olan ve kendisiyle ilgilenen E. isimli şahsın kendisini sanık ile tanıştırdığını, öncesinden kendisinin zaten sanığı tanıdığını ancak örgütle olan irtibatını bilmediğini, tanışmasında kendisi gibi olduğunu anladığını, E. isimli şahsın isteği üzerine sanıkla aynı evi tuttuklarını, ayrıca yanlarında F. F. O. ve S. T. isimli astsubay şahıslarında yer aldığını, zaman zaman E. isimli şahsın kendilerinin tuttuğu eve gelerek bazen de İstanbulda E. isimli şahısla buluşarak, bu şahsın sohbet grubunda yer aldıklarını, görüşmelerde her zamanki gibi
rutin şeyler olan F. G. kitaplarından bölümler okunduğunu, videolarının izlendiğini, E. adlı şahsın kendilerine dini bilgiler verip hizmet hareketini övücü sözler söylediğini, 2013 Aralık ayı gibi sanık …’ın başka eve çıktığını beyan etmiş ve beyanlarında geçen E. isimli şahsın gerçekte C. Ç. isimli şahıs olduğunu teşhis etmiştir.
Sanık etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteğini beyanla verdiği savunmalarında; örgütle olan irtibatının 2010 yılında lise 3 üncü sınıfta iken başladığını, okul bitinceye kadar kendisi ile S. kod adlı örgüt mensubunun ilgilendiğini ve askeri okul sınavlarına hazırladığını, YGS sınavına girerken askeri okul sınavına da başvuruda bulunduğunu, askeri okul sınavları öncesinde S. isimli şahsın kendisini sağlık kontrolünden geçirdiğini, Jandarma, Kara, Hava ve Deniz Meslek Yüksek Okulu sınavlarına S. isimli örgüt mensubunun kendisini götürdüğünü, sınav yerlerinde konaklamak gerektiğinde örgüte ait evlerde kaldıklarını, Jandarma haricindekileri kazandığını, kendisinin Deniz Astsubaylığını tercih ettiğini, S. isimli şahsın da kendisini yönlendirmiş olabileceğini, Astsubay Meslek Yüksek okulu boyunca da S. isimli şahsın kendisi ile ilgilenmeye devam ettiğini, mezun olunca kendisini E. adlı şahsa devrettiğini, ayrıca S. T., M. B. ve F. F. O. isimli asker şahıslarla birlikte olacağını söylediğini, E. isimli şahsın isteğiyle bu şahıslarla birlikte ev tuttuğunu, bu şahıslarla birlikte 2014 yılının başına kadar E. isimli şahsın sohbet grubunda yer aldığını, F. G. kitaplarını okuyup videolarını izlediklerini, sonrasında E.’ın kendisini Z. isimli örgüt mensubuna devrettiğini, Z. isimli şahısın isteğiyle de M. B. Ö. ile ev tuttuğunu ve 2016 yılının başına kadar Z. isimli şahsın sohbet grubunda yer aldıklarını, Z.nin kendilerini sabit hatlardan arayarak iletişim kurduğunu ve kendisine Abdullah kod adını verdiğini, kendisinin neden kod ad kullanması gerektiğini sorgulamadığını çünkü herkesin kullandığını, sonrasında M.’nin gruptan ayrıldığını ve 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar tek olarak Z. isimli örgüt mensubuyla görüşmelere devam ettiğini beyan etmiş ve beyanlarında geçen şahıslara dair teşhislerde bulunmuştur.
Kovuşturma aşamasında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyaya gönderilen ve sanık hakkında beyan ve teşhislerde bulunan R. V. M. isimli şahısın ifadelerinde ve tanık olarak alınan beyanınında sanık ile ilgili olarak; Astsubay Meslek Yüksek okulu eğitimi döneminde sanık ile H. isimli örgüt mensubu şahsın sohbet gurubunda yer aldıklarını, ayrıca F. K. isimli askeri öğrenci şahsında aynı grupta yer aldığını, H. isimli şahısla, İstanbul Kartal ilçesine görüşmelere gittiklerini, toplantılarda H. isimli örgüt mensubunun kendilerinden bilgi almaya çalıştığını, önemli önemsiz bilgileri not aldığını beyan etmiş ve sanığı teşhis etmiştir.
Kovuşturma aşamasında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyaya gönderilen ve sanık hakkında beyan ve teşhislerde bulunan F. K. isimli şahısın ifadelerinde; Mahkemece tanık olarak dinlenen R. V. M. isimli şahsın beyanları ile benzer şekilde sanık ve R. V. M. isimli şahıslarla, H. isimli örgüt mensubunun sohbet grubunda yer aldıkları yönünde beyan ve teşhislerde bulunduğu görülmüş, tanık beyanları, sanık savunması ve dosya kapsamı gözetilerek F. K. isimli şahsın kovuşturma aşamasında yeniden dinlenilmesine gerek görülmemiştir.
Kovuşturma aşamasında Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen sabit hatlardan yapılan aramaları gösterir tespit ve analiz tutanağına göre; sanığın adına kayıtlı, …9373 numaralı hattın, Kocaeli ilinde kurulu bulunan 262 …7797 ve 262…1363 numaralı sabit hatlardan 2014 ve 2015 yıllarında 6 kez arandığı ve yapılan aramalardan 22.11.2014 ve 26.11.2014 tarihli aramaların, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma yürütülen M. B. Ö. isimli asker şahısla, çok kısa aralıklarla ardışık şekilde gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Tanıklar M. B., R. V. M. ve F. K. isimli şahsın müdafii huzurundaki soruşturma ifadesi, sanığın adına kayıtlı …9373 numaralı hattın sabit hatlardan arandığına dair tespit ve sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olan sanığın tedbir ve gizlilik amacıyla sabit hat telefonlarından aranarak örgüt mensubu şahıslarla iletişim kurduğu ve Abdullah kod adını kullandığı bu kapsamda örgütün sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla (Örgüt liderine ait kitapların okunması ve videoların izletilmesi suretiyle örgütsel bağlılığın korunması ve kuvvetlendirilmesi, gelen mesajların duyurulması, himmet adı altında paralar toplanılması suretiyle örgüte finansal destek sağlanılması, asker şahsın çalıştığı birliğe ve birlikte görevli diğer askerlere ilişkin bilgi toplama, örgüte ait bir takım basın yayın organlarına abone kazandırılması) düzenlediği toplantılara katılıp, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeriyedeki yapılanması olan mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumunda yer aldığı anlaşıldığından, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.
TCK madde 221’in 4 üncü fıkrasında düzenlenen halde sanık gönüllü olarak teslim olmalı ve örgüt işleyişi ve faaliyetlerine ilişkin bilgiler vermelidir. Somut olayda sanık gönüllü olarak teslim olmamıştır. Ancak sanık yakalandıktan sonra resmi birimlere yararlı bilgiler sunmuştur. Örgütün işleyişi ve faaliyetleri ile ilgili bilgi verdiğini kabul etmekle birlikte, bu bilgilerin sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için yeterli olup olmadığı hususu ayrıca değerlendirilmiştir. (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Esas No: 2006/1038, Karar No:2006/2247). Sanık …’in örgüt içerisinde konumu itibari ile vermiş olduğu bilgiler ve soruşturma aşamasında yapmış olduğu teşhisler yargılama ve soruşturma makamına yardımcı olabilecek nitelikte ve bulunduğu konum itibariyle sınırlı sayıdadır. Sanık, FETÖ silahlı terör örgütünden irtibatlı, iltisaklı ve tanıdığı kişiler hakkında bildiklerini anlatmıştır. Sanığın itirafları mahkememizde işlediği sabit olan suç için pişman olduğunu, bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşturduğundan sanık hakkında TCK’nın 221/4-sondaki etkin pişmanlık ve aynı Kanun madde 62’de düzenlenen indirim halinin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak yasal olarak koşulları oluştuğu değerlendirildiğinden sanık hakkında TCK’nın 221/4-son cümlede düzenlenen etkinlik pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Sanığın soruşturma aşamasında yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vererek etkin pişmanlık gösterdiği bu kapsamda ifadelerinde geçen şahısları büyük oranda teşhis etiği anlaşılmakla, verilen bilgilerin niteliği ile soruşturma ve kovuşturmaya etkisi gözönüne alınarak TCK’nın 221/4 maddesi gereğince cezasında takdiren 2/3 oranında indirim yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda,sanık ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma nedeniyle sanığın,12.01.2014-22.09.2015 tarihleri arasında toplam 34 kez ankesörlü telefondan arandığına ilişkin evraklar dosyaya gönderilmiş ise de; mevcut delil durumu değerlendirildiğinde, hükümden sonra dosyaya gönderilen bu evrakların sanığın hukuki durumunda bir değişikliğe neden olmayacağı anlaşılmakla davanın yeniden görülme nedeni
sayılmamış, Kocaeli ilindeki FETÖ/PDY terör örgütü üyesi bir kısım asker kişilerin, sabit kontörlü hatlardan mahrem hizmetler abisi tarafından arandığına dair Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/15148 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma kapsamında Kocaeli ilinde bulunan büfe, market gibi iş yerlerindeki 54 adet sabit kontörlü hattın CMK’nın 135 inci maddesi gereğince iletişimin tespitine dair verilen Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/4009 D.iş sayılı, 14.02.2018 tarihli ve 2018/836 D.iş sayılı, Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.10.2017 tarihli ve 2017/5850 D.iş sayılı kararlarının bir örneği sanık yönünden delillerin hukukiliğinin tespiti için Dairemizce UYAP sisteminden istenilerek dosya içerisine konulmuş ve eksik husus bu şekilde giderilmiş, bu hususlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında ceza tayin edilirken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak hesap edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamede bu yönden düzeltme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin Dairemizce de benimsenen 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
B. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir
ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa’ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; astsubay olarak görev yapan sanığın örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemi haiz askeri mahrem yapılanması içerisinde yer alıp 18.05.2014-22.09.2015 tarihleri arasında kullanmakta olduğu … 93 73 numaralı cep telefonlarının 6 kez Kocaeli ilinde bulunan kontörlü sabit telefonlardan aranması, bu aramalardan ikisinin kendisi gibi astsubay olarak görev yapan M. B. Ö. ile ardışık arama olması, 06.06.2018 tarihli HTS tespit ve analiz tutanağı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında soruşturma aşamasında verdiği ifadesi ile kovuşturma aşamasında yaptığı savunması, benzer suçtan haklarında soruşturma yürütülen M. B., R. V. M. ve F. K.’nın şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda verdikleri ifadeler ile M ve R. V.’nin kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan yeminli anlatımları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar).5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin
pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 Tarihli ve 2018/314 Esas, 2019/126 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …