Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16386 E. 2023/3202 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16386
KARAR NO : 2023/3202
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve … sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ilk cümlesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın cezalandırılmasına yeter delilin dosya içerisinde mevcut olmamasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nın, 2010 yılında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak göreve başladığı, 2011 yılında Rize iline atandığı sırada Bilgi Teknolojileri Şube Müdürlüğünde, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde, Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünde görev yaptığı, 08.12.2016 tarihinde Tophane Polis Merkezi Amirliğine atandığı ve 14.07.2017 tarihinde polis memuru iken 692 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, sanığın FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünün mali kaynağı olan Bankasya’da hesabının bulunduğu, Bank … hesap hareketlerinin incelemesinde; 07.05.2015 tarihi TL cinsinden 40,417 TL için 372 günlük katılım hesabı açtığı, sanıkla ilgili tanzim edilen 26.03.2018 tarihli veri inceleme raporu ile tespit edildiği üzere; “sanığın örgüt tarafından EAV (… düzeyinin üstünde olup sivil abi olmadığında ders yaptıran vekil konumunda örgüt mensubunu ifade ettiği değerlendirilmektedir.)” olarak kodlandığı, öğretmeni ASIM olduğunun beliritilmiş olduğu, ASIM Kod isimli şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapı olarak tabir edilen emniyet yapılanmasında hakkında soruşturma yürütülen M.K. olduğunun değerlendirildiği, söz konusu veri inceleme raporunda Zümre Başkanı UFUK olduğunun belirtilmiş olduğu, UFUK Kod isimli şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapı olarak tabir edilen emniyet yapılanmasında yargılanmakta olan U.Ç. olduğunun değerlendirildiği” şeklinde tespitlerin olduğu, sanığın haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma bulunan şahıslarla yurt dışına çıkış ve giriş kaydı bulunduğu, M.K. isimli şahıs tarafından 26.07.2016 tarihinde BİMER’e sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı bulunduğuna dair ihbarın bulunduğu, sanık …’nın aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; dosya kapsamında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü faaliyetlerine ilişkin olarak beyanların bulunduğu, bu kapsamda A.B.’nin 04.05.2017 tarihli ifadesinde; “…Ayrıca yine 01.05.2017 tarihli ifademde G.A. ve Y.Y. isimli polis memurlarından sorumlu olduğumu ve G.A.’nın kendi altında sorumlu olduğu 3-4 tane polis memuru olduğu beyan etmiştim. G.A. kendisinin sorumlu olduğu bu memurları benim verdiğim sohbet ortamlarına çağırıyordu. G.A.’nın sorumlu olduğu ve birlikte benim sohbetlerime gelen polis memurlarından ismini Yunus ve Rize Emniyet Müdürlüğü Mobese biriminde çalıştığını hatırlıyorum. G.’nin yanında getirdiği diğer polis memurunun ismini M.A. olarak hatırlıyorum. M.A. isimli polis memuru hatırladığım kadarı ile Siyasi Partilerle ilgilenen bir birimde çalışıyordu sonradan Erzurum iline tayini çıkmıştı. G.A.’nın yanında getirdiği iki polis memurunun resimlerini görmem halinde teşhis edebilirim. İsimlerini Y. ve M.A. olarak bildiğim iki polis memuru iki veya üç kez benim sohbetime katıldıklarını hatırlıyorum. Bu iki polis memurunun altında olan başka polis yoktu. Y. ve M.A. isimli polis memurlarından para toplanma olayı çok nadir oluyordu. G.A. bu memurlardan himmet adı altında verdikleri para olursa bana getirerek bana teslim ediyorlardı. Bende üstüm konumunda olan H. isimli şahsa teslim ediyordum. Ben sorumlu olduğum Y.Y. ve G.A. isimli şahıslarla ByLock yazışma programı aracılığı ile iletişim kuruyordum. G.A. sorumlu olduğu 3-4 polis memuru ile nasıl ne şekilde iletişim kurduğunu bilmiyorum. Ben G.A.’nın altında olan memurlarla hiç iletişime geçmiyordum bir durum söz konusu olunca G.A.’ya bilgi vererek bu şekilde iletişim kuruyordum…” şeklinde beyanların bulunduğu, polis memurlarından sorumlu öğretmen olarak görev yaptığı tespit edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilen M.K.’nin 26.02.2018 tarihli ifadesinde; “…Ben bir sene kadar İlyas bey ve R.B. ile bu şekilde devam ettim. Bir sene sonunda Halit bey gidince Ufuk Kod adlı U.Ç. polis memurları Rize İl Abisi oldu. Bu dönem Hakan Kod adlı N.A. dershaneden koleje geçince artık grubu ile ilgilenememeye başladı. Bu şekilde bir iki ay kadar idare etti. Ancak sonunda Hakan’ın baktığı gruptan bir tanesi bana devredildi. Bu grupta ise … ve Y.Y. isimli kişiler vardı. Bu grupta sadece iki kişi vardı. Bu kişilerde zaten ByLock yüklü idi bende kendi rehberime ekledim. Buradan kendileri ile görüştüm. Zaten bu kişiler ile üç ay kadar beraberliğimiz oldu. Sonrasında 2016 yılı şubat ayında ben grubumu Rize lisesine Kod adını hatırlamadığım A.Ç. isimli kişiye devrettim. Ben kendi grubumla da bir kaç ay daha devam ettikten sonra 2016 Nisan ayında ise artık eşler gelmeden sadece bire bir görüşmeler yapıyorduk ve Nisan ayında U. beyin evinde kendi grubumu kendisine devrettim. Ayrıca 2016 yılı Ocak Şubat ayı gibi telefonlarımızdan ByLock’u kaldırmamız söylendi ve akabinde Eagle isimli programı kurmamız söylenince aynı şekilde bu programı kurduk ve buradan görüştük…” şeklinde beyanların bulunduğu, M.K.’nin 26.02.2018 tarihli teşhisinde; “… isimli N.A.’dan bana devredilen grupta vardı, bu kişide ByLock vardı, ancak o dönem Eagle geçtiğimiz için ona Eagle kurmuştum.” şeklinde beyanların bulunduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bir çok beyanda sanığın yaşantısıyla uyumlu olarak sanığı teşhis eder şekilde verilen beyanların benzer mahiyette ve birbiriyle uyumlu olması nazara alınarak, bu beyanlara delil olarak itibar etmemeyi gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından bu beyanlara itibarla, sanığın polis memurlarına ilişkin olarak mahrem nitelikteki örgüt sohbetlerine katıldığı ve bu bağlamda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar sanık aşamalarda hakkındaki bu beyanlarını ve atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; yukarıda izahatı yapıldığı şekilde hükme esas alınan sanık hakkında örgütsel konumuna ilişkin bu beyanlara mahkememizce üstünlük tanınarak ve ayrıca sanığa ilişkin olarak yukarıda adı geçen 26.03.2018 tarihli veri inceleme raporu içeriğindeki tespitler de dikkate alındığında suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ve müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanık, A.B., M.K., ve ihbarda bulunan M.K.’nin duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1 inci maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/3308 Esas, 2019/75 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …