YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10597
KARAR NO : 2023/4268
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/561 E., 2018/418 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/317 Esas, 2018/23 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci
fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/561 Esas, 2018/418 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.06.2021
tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın teşdiden ceza tayini hukuka aykırı olduğuna,
2.İlk Derece Mahkemesince tevsii tahkikat taleplerimiz reddedilmiş olup, maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından önemli bulduğumuz deliller toplanmadan karar verildiğine,
3.ByLock verilerinin hukuki delil olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ByLock iletişim programı ile haberleşmesi, bu programı bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullanması, örgütsel görüşmeler yapması, örgütle irtibatlı illegal faaliyetlerde bulunması ile örgüt içerisindeki konumu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin süreklilik ve çeşitlilik arzettiği anlaşılmış sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi vicdani kanaatine ulaşılmıştır
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ByLock iletişim programı ile haberleşmesi, bu programı bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullanması, örgütsel görüşmeler yapması, örgütle irtibatlı illegal faaliyetlerde bulunması ile örgüt içerisindeki konumu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin süreklilik ve çeşitlilik
arzettiği anlaşılmış sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezada uygulama yeri olmayan 3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesinin dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/561 Esas, 2018/418 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün birinci fıkrasında bulunan “3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/1 yollamasıyla” ibarelerinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …