Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/5820 E. 2010/11073 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5820
KARAR NO : 2010/11073
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, vasiyetçi … … …’un 14.09.1979’da vefat ettiği ve sağlığında davacı lehine Torul Noterliğinin 23.05.1975 tarih ve 713 … vasiyetnamesi ile muayyen mal vasiyetinde bulunduğu ve Torul Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.09.2008 tarih ve 2008/208-263 … kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğu ileri sürülerek vasiyetnamenin tenfizi ile tapuya bildirilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, mirasçılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
… Medeni Kanununun 600/son maddesi; “vasiyet alacaklısı tarafından yükümlülüğünü yerine getirmeyen mirasçılara karşı vasiyet edilen malın teslimi için dava açılabileceğini” hükme bağlamıştır.
Yine, vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir. Vasiyetname Sulh Hukuk hakimi tarafından usule uygun açılıp okunmadıkça yerine getirilmesi istenemez.
Somut olayda, vasiyetçi … … … 14.09.1979 tarihinde vefat etmiştir. Vasiyetname Torul Noterliğinin yazısı üzerine mahkemeye intikal etmiştir. Sulh Hukuk Hakimi her ne kadar vasiyetnamenin açılmasına karar vermiş ise de dosyada murise ait veraset belgesi bulunmadığı gibi tüm mirasçılara TMK 595,596 ve 597. madde hükümleri gereğince tebligat yapılmadığı da anlaşılmaktadır. Diğer taraftan gerek vasiyetnamenin açılması davasında ve gerekse de bu vasiyetnamenin tenfizi davasında tüm mirasçılar davaya dahil edilmemiş ve taraf teşkili sağlanmamıştır.
O halde mahkemece, vasiyetnamenin açılması usulünce sağlandıktan sonra bu davaya devam edilmek üzere o davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, vasiyetname usulünce açılmadan bu davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılmış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.