Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/5507 E. 2010/7589 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5507
KARAR NO : 2010/7589
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde Ankara 3.İcra Müdürlüğünün … ve … Esas sayılı dosyalarında takibe konu senetler dolayısıyla borçlu olmadıklarının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; davalı ile yaptıkları iş sözleşmesi gereği, ABU DHABİ’ye çalışmaya giderken sözleşme harici 5800 TL. bedelli senedin teminat olarak davalı tarafından alındığını, iş şartlarını beğenmediklerinden Türkiye’ye geri döndüklerini, ancak davalının senetleri Ankara 3. İcra Müdürlüğünün … ve … sayılı dosyaları ile takibe koyduğunu belirterek, usulsüz senetler dolayısıyla borçlarının olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf; görev ve yetki itirazında bulunmuş, senedin avans karşılığı alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Ankara mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesine göre, işçi sayılan kimselerle işveren arasında bu kanunun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar iş mahkemesinin görevi dahilindedir. Somut olayda uyuşmazlık işçi ile işveren arasındaki alacağa ilişkin olmakla, uyuşmazlığın özelliği nedeniyle ihtilafın iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
O halde; mahkemece davaya bakmaya iş mahkemesi görevli olmakla, yetki ve görev uyuşmazlında önce görev itirazının incelenmesi ve yetki itirazının görevli mahkemede incelenmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.