Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/20668 E. 2010/7438 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20668
KARAR NO : 2010/7438
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, toplam 40.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılmıştır. Mahkemece davanın davalılar … ve … yönünden kabulüne; davalı … yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerine ait (… parselde bulunan) binanın, davalılar tarafından haksız işgal edildiği iddia edilerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 15.000 TL’nin …’dan, 15.000 TL’nin …’dan, 10.000 TL’nin de …’dan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de, her bir davalıdan 18.252 TL ecrimisil talep edilmiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazda kiracı olduklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi kurulu tarafından belirlenen ecrimisil bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalılardan … ve …’ın; bilirkişi raporunda ecrimisil hesabı yapılan dönemlerde (24.06.2003-24.06.2008 tarihleri arasındaki sürede) taşınmazı haksız kullandıkları hususu, davacı tarafça ispat edilmiş değildir.
Mahkemece, davalıların savunmaları ve ibraz ettikleri kira sözleşmeleri dikkate alınarak inceleme ve araştırma yapılması (ecrimisilden sorumlu oldukları dönemlerin saptanması) ve sonucu dairesinde davalıların sorumluluğu yoluna gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.