YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12723
KARAR NO : 2010/15142
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, Tredaş Genel Müdürü olup, davalı Edirne Belediye Başkanı … tarafından eleştiri ve düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırlarını aşan beyanların basına verildiği ileri sürülerek kişilik haklarına saldırı nedeniyle 5 000,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutulması istenilmiştir.
Davalı ise, büyük kuruluşların hükümete yakınlığının aşikar olacağı ve haksız bir uygulama ile borç nedeniyle Edirne ilinde bazı yerlerin elektriğinin kesilmesinin yapılan kamu hizmetini aksatacağı gibi basına yapılan açıklamaların kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği nedenleriyle, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalı tarafından basına yapılan açıklamalarda eleştiri sınırı aşılarak davacıyı küçük düşürmeye yönelik beyanlarda bulunulduğu kabul edilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu yayın ve yayın içeriği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının Belediye Başkanı olması ve kısmen elektriklerinin kesilmesi nedeniyle görevini gerektiği gibi yerine getiremeyeceği düşünüldüğünde bu konu ile ilgili yorum ve eleştiri yapması, kişisel görüşlerini açıklaması beklenen ve olağan bir tutumdur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, basına yapılan açıklamalarda davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı da gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.