YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15081
KARAR NO : 2010/15314
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, muris … … tarafından düzenlenen 20.04.2004 tarihli vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin akli melekelerinin yerinde olmadığından ve vasiyetnamenin yasal şekle uygun yapılmadığından bahisle vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Mahkemece; Akdeniz Üniversitesinden ve Adli Tıp Kurumundan başka dosya için alınan raporlara göre murisin 20.04.2004 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Muris … … tarafından 20.04.2004 tarihinde noterde düzenlenen resmi vasiyetname ile 13 nolu parselde bulunan taşınmazın davalı Burdur Özürlüleri Koruma ve Yaşatma Derneğine bırakıldığı açıklanmıştır. Aynı taşınmazın muris tarafından (sağlığında) 10.06.2004 tarihinde söz konusu derneğe hibe yolu ile tapuda tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından hem dava konusu 13 parsel ile ilgili hem de dava dışı (yine muris tarafından 09.06.2004 tarihinde satışı yapılan) 15 parsel ile ilgili tapu iptal-tescil davaları açılmış, 15 parsel yönünden görülen davada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda murisin 09.06.2004 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığına ilişkin kararı ile davaların kabulüne tapuların iptali ile davacı adına (hissesine göre) tesciline karar verilmiştir. Mahkemece 20.04.2004 tarihli vasiyetnamenin iptali davasında yeniden inceleme yapılmadan aynı Adli Tıp Kurumu raporunun esas alınması suretiyle hüküm kurulmuştur.
Oysa vasiyetnamenin 20.04.2004 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten önce 01.03.2004 tarihinde Antalya Devlet Hastanesinden alınan raporda murisin akli melekelerinin yerinde olduğu açıklanmasına rağmen 20.04.2004 tarihinde tasarruf ehliyeti olduğuna dair doktor raporu alınmadan başka dosya için temin edilen Adli Tıp Kurumu raporunun vasiyetname tarihinden sonraki bir tarih olan 09.06.2004 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığına ilişkin beyanına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, muris … … tarafından düzenlenen dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği 20.04.2004 tarihinde tasarruf ehliyetine haiz olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak ve gerekirse Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.