YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17669
KARAR NO : 2013/10858
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/3-b, 31/3, 62/1, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, mahkemece suça sürüklenen çocuğun eyleminde, bilinçli taksirin koşullarının bulunmadığına ilişkin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafinin bir nedene dayanmayan, katılanlar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğu somut olayda, taksirinin yoğunluğu ve Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17/05/2010 tarihli rapora göre, mağdurda sol tibia fibulada parçalı kırığa, sol ayak birinci parmak distal falankta amputasyona ve yumuşak doku lezyonuna neden olan ateşli silah yaralanmasının vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sol alt ekstremitede hareket kaybı ve his kusuru arızasının organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olacak şekilde yaralandığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir cezaya hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın benimsediği gün para cezası sisteminde, cezanın gün olarak tayini gerekirken, ”ay” üzerinden cezaya hükmedilmesi suretiyle TCK’nın 52/1. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.