Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/26421 E. 2013/8135 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26421
KARAR NO : 2013/8135
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 50, 52maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin “01/08/2007” tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında “14/05/2009” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanık tarafından, 01/08/2007 tarihli dilekçe ile 2007 yılında kiraladığı ve “Kumrucu ….” adı altında işlettiği, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 15/01/19997 tarih ve 6445 sayılı kararı ile tescilli dava konusu taşınmazın bu niteliğini bilmeden bir kısım uygulamalarda bulunduğunun Kurula bildirmesi üzerine, Kurul görevlileri tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 03/08/2007 tarihli rapor ile yapının ön cephesinde, zemin kattaki kolonların üzerindeki fayansların kaldırılıp plastik pano ve zemin kat tabanının granit taş malzeme ile kaplandığı, binanın içerisinin ve dış cephesinin plastik boya ile boyandığı, yapının kuzey cephesinde bulunan ve herhangi bir özellik arz etmeyen demir kapının kaldırılıp yerine tek parça cam kapı yerleştirildiği, üst kat penceresi üzerinde bulunan alçı süslemelerin üzerinin yıldız rengi boya ile boyandığı, bina zemin katındaki yemek bölmesinin üzerinin ahşap strüktürlü örtü sistemi ile kapatıldığı, bu uygulamaların kaldırılması ve orijinaline uygun hale getirilmesi gerektiği hususlarının belirtildiği, Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14/08/2007 tarih ve 1065 sayılı kararı ile izinsiz uygulamaların kaldırılması hususunda sanığa süre verildiği, Kurul görevlileri tarafından düzenlenen 12/05/2009 tarihli rapor ile yerinde yapılan incelemede Kurul tarafından kaldırılması istenilen uygulamaların kaldırılmadığının belirlendiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan tarafsız arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, Kurulun uyarısı üzerine taşınmazın batı cephesindeki dikey tabelaların kaldırılıp, altındaki dikdörtgen şekilli sıva panolarının ortaya çıkarılmasının ve 1. katta ( bir tanesi hariç) diğer pencere kenarlıklarının beyaza boyanmasının olumlu olduğunun, ancak terasın batı kısmında korkuluklara demir direkler yerleştirilip üst örtünün devam ettirilmesinin olumsuz olduğunun belirlendiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanık tarafından izinsiz uygulamaların kaldırıldığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sivil mimarlık örneği niteliğinde bulunması nedeniyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen taşınmazın, estetik özellik ve üslup gösteren mimari öğelerine, ilgili kuruldan izin almaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunarak yapının özgün dokusuna zarar verdiği, sübuta eren eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kasta dayalı kusurlarının yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bu ölçülere uymayacak ve çelişkiye neden olacak şekilde adli para cezası yönünden asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 62 ve 51. maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, bu itibarla, suça konu uygulamaları izinsiz olarak yaptığını ilgili Kurula kendisi bildiren, tüm aşamalarda atılı suçu samimi bir şekilde ikrar eden, yargılamayı sürüncemede bırakacak bir davranışı ile dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası bulunmayan sanık hakkında sözü edilen Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.