YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16264
KARAR NO : 2023/23555
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/134 E., 2016/88 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, yalnızca şikâyetçi beyanlarına dayanılarak hükümler kurulduğuna, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, olay yeri küçük bir ilçe olup sanığın oğlu hakkında adli ve idari işlem yapılmasını engellemesinin ve sanığın tek başına çok sayıda polise direnmesinin mümkün olmadığına, tartışmanın başlamasına polis memurlarının sanığa yönelik “lan” şeklindeki sözlerinin sebep olduğuna, bu sebeple hakaretin karşılıklı olduğunun sabit olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in kendi adına kayıtlı otomobili 14 yaşında olan oğlu E. D.’ye kullanması için verdiği, bir süre sonra E. D.’nin hızlı bir şekilde sanığın işyerine gelerek sanığa kendisini polis otomobilinin kovaladığını beyan ettiği, bir süre sonra olay yerine görevli polis memurları olan katılanlar … Ç. ve … K.’nin geldiği, sanık …’e aracı kullanan şahsa adli ve idari yaptırım uygulamak istediklerini beyan ettikleri ancak sanığın görevli polis memurlarına hitaben aracı kullanan şahsın kendisinin oğlu olduğunu ve gerekli cezayı kendisinin vereceğini söylediği, görevli polis memurlarının da ihbar hakkında işlem yapmaları gerektiğini beyan etmeleri üzerine sanık …’in “Siz kimsiniz ben çocuğuma ceza yazdırmam” dediği, bunun üzerine olay yerine takviye polis ekiplerinin çağrıldığı, takviye olarak ilçe emniyet müdürlüğü görevlilerinin olay yerine gelmesinden sonra sanığın katılan polis memurlarına yönelik olarak “Siz kimsiniz a… koyduğumun çocukları, çıkın buradan dışarı, ben kendi çocuğumun cezasını kendim keserim, siz kim oluyorsunuz da ceza yazmaya kalkıyorsunuz, siz görürsünüz.” sözleriyle hakaret ve tehditlerde bulunduğu, bu suretle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Katılan beyanları, tanıkların katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki anlatımları ile sanığın ikrar içeren savunması neticesinde sanığın hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna İlişkin
i. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kısa karar oluşturulurken 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi, buna karşın gerekçeli kararda bu hususun maddi hata olduğu belirtilerek aynı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması,
ii. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Somut olayda; sanık tarafından söylendiği kabul edilen suça konu sözlerin, ne şekilde sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurların görevlerini yapmalarına engel oluşturacak ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olduğu; ayrıca, sanığın katılan … Ç.’ye vurmaya teşebbüs etmesi eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunu oluşturup oluşturmayacağı yeterince açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Hakaret Suçu Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis olarak tayin edilen temel ceza üzerinden aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında yapılan artırım sırasında “1 yıl 4 ay 10 gün” yerine hesap hatası sonucu “1 yıl 6 ay 10 gün” hapis cezası belirlenmesi ve devamında 43 üncü maddenin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması sırasında “1 yıl 8 ay 12” gün hapis cezası belirlenerek hükümde karışıklığa sebep olunması,
3. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçları Yönünden
Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 159 maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan hukuki alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve üçüncü fıkrada yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alınması karşısında; anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve hakaret suçunda seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.