Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/16476 E. 2023/23490 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16476
KARAR NO : 2023/23490
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/758 E., 2016/296 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile her iki sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık …’ın hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, sadece polislerin beyanı dikkate alınarak karar verildiğine ve polislerin olay anında görevli olup olmadığı yönünde araştırma yapılmadığına ve somut bir delil olmadan karar verildiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Baba oğul olan sanıkların, limana park eden trafik polis aracından rahatsız olup polis memurundan kaldırılmasını istedikleri, bu talepleri kabul edilmeyince sanık …’ın iki polis memuruna “Dangalak dangalak konuşmayın.” biçiminde hakaret ettiği, mağdur polis memuru … S.’yi öldürmekle tehdit ettiği, olay yerine takviye ekibin geldiği, her iki sanığın, polis memurlarını “Sizi burada yaşatmayız, biz istesek şimdi burada yaşamazdınız, biz ne yapacağımızı biliriz.” biçimindeki sözleriyle tehdit ettikleri, sanık …’ın, polis memurlarına fiziki müdahalede bulunduğu, tekneye koşarak “Bana bıçak verin.” diye bağırdığı ve polis memurlarını öldürmekle tehdit ettiği, sanık …’ın da, “Ben size yapacağımı bilirim, ne yapmam gerekiyorsa yaparım.” diyerek tehditlerine devam ettiği iddiasıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın, sübut bulan her iki suçtan, sanık …’ın ise görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Polis memurlarının beyanları, olay tutanağı, polis memuru … O. hakkında düzenlenen rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında, trafik polisi olan mağdur … S.’nin polis aracını limana park etmesinden rahatsızlık duyan sanıkların, mağdur … S. ile olay anında görevli olmayan polis memuru … V. ile tartışmaya başladıkları, sanık …’ın iddianamedeki sözlerle her iki polis memuruna hakaret ettiği, polis memurlarınca takviye ekibin çağrıldığı, devam eden süreçte her iki sanığın iddianamedeki sözlerle mağdur ve şikayetçi polis memurlarını tehdit ettikleri, yaşanan arbede de polis memuru … O.’nun yaralandığı anlaşılmakla atılı suçları işlediği sübuta eren sanıkların mahkûmiyetlerine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemine de itibar edilmemiştir.
2. Sanık …’a yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret, sanık …’a yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanıklar hakkında hüküm kurulurken görevli polis memurlarının sayısı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşdiden artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş,
Hakaret suçu aleni bir yer olan limanda işlendiği halde sanık …’ın cezasında, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmamış,
Tekerrüre esas sabıkası olan sanık … hakkında, seçimlik ceza öngörülen hakaret suçunda temel ceza belirlenirken doğrudan adli para cezasının tercih edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılmış ise de,
Aleyhe temyiz olmadığından bu hususlarda bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

K A R Ş I O Y

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık …’ın sözlerinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanık …’in yaşanan tartışma sırasında görevli polis memurlarına “dangalak dangalak konuşmayın” diyerek hakaret suçunu işlediği kabul edilmiş ve Daire çoğunluğunca da hakaret suçu sabit kabul edilerek onama kararı verilmiş ise de, sanığın sarf ettiği sözlerin halk arasında “yerli yersiz konuşan ve boşboğaz” anlamına geldiği, ve bu nedenle sarf edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun hakaret suçuna ilişkin onama kararına katılmıyoruz.