Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20685 E. 2022/17747 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20685
KARAR NO : 2022/17747
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Trafik kazası nedeniyle doğan maddi ve manevi zararın tazmini davasının maddi tazminat yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalılar … ve … vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen davalıların istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, maddi tazminat yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne ilişkin kararın süresi içinde davacılar vekili, davalılar … ve … vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R

Davacılar vekili, müvekkillerinin eş ve babalarının kullandığı aracın 03.05.2017 tarihinde çift taraflı trafik kazasına karışması neticesi vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenle tam kusurlu karşı araç sürücü, malik ve …’ dan (sigorta limiti ile sınırlı olarak) maddi zararlarının karşılanması için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir müvekkili için 2.000,00 TL, toplamda 6.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve manevi zararlarının giderilmesi için aracın maliki ve sürücüsünden her bir müvekkili için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın maddi tazminat talepleri yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne, davacı … için 50.000,00 TL, davacı … için 40.000,00 TL, davacı … için 40.000,00 TL toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan … ve …’ den müştereken müteselsilen tahsiline dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar … ve … vekilince istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı … için 80.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’ den tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karar, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
1-Davalılar … ve … vekilinin davacı/çocuklar … ve …’ ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dır.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davacıların her biri için ayrı ayrı belirlenecektir. Davalının davacılardan … ve …’ ye yönelik yaptığı temyizde temyize konu ettiği miktarlar yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalının temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar … ve … vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. HMK’nun 366. maddesi yollamasıyla 348. maddesinin 2. fıkrası gereğince asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse temyiz süresini geçirmiş olan taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir.
Davalılar … ve … vekilinin davacı/çocuklar … ve … yönünden verdiği temyiz dilekçesinin değer yönünden reddine karar verildiğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacılar Yunus Enes Örtülü ve … vekilinin de HMK’nun 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı … vekilinin ve davalılar … ve … vekilinin bu davacıya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar … ve … vekilinin davacı/çocuklar … ve …’ ye yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle davacılar … ve … vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz dilekçesinin HMK’nun 366. ve 348/2 maddesi gereğince REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenler ile de davacı … vekili ile davalılar … ve … vekilinin bu davacıya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 80,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına ve aşağıda dökümü yazılı 2.391,05 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan … ve …’den alınmasına 26.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.