Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1851 E. 2023/4595 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1851
KARAR NO : 2023/4595
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/622 E., 2015/862 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/622 Esas, 2015/862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2021 tarih, 2016/24031 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın katılanı takip ederek huzursuzluk vermesi, gördüğü yerde darp etmek ve parmak sallamak şeklindeki eylemleri nedeniyle şikayetçi olmasına rağmen mahkemece katılanın, sanık tarafından telefonla hiç aranmadığına yönelik söylemi nedeniyle beraat verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “Her ne kadar sanığın babası katılanın malını almak için sürekli arayarak rahatsız ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, katılanın oğlunun kendini aramadığını söylemesi, tanığın üvey kardeşi olan sanığın bir kez babasının ziline basıp karşı kaldırımda beklediğini beyan etmesi karşısında sırf rahatsız etmek amacıyla katılanı sürekli aradığı yönünde cezalandırılmasına yeterli delil elde edilememiş, beraatine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

2.Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, babasını rahatsız etmediğini, ihtiyacı olduğu için bir ev istediğini babasının vermediğini, kendisinin de “canın sağolsun” dediğini, babasının evdekilerin baskısı nedeniyle kendisine bakmayacaklarını düşündüğü için kendisini her gördüğünde şikayette bulunduklarını beyan etmiştir.

3.Katılan ifadesinde “Ben oğlum olan sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Kendisi beni aramıyor ancak ben ölmeden malımı ona vermediğim için gördüğü heryerde benin darp etmiştir. 17 senedir kendisiyle görüşmüyorum. Hatta bir keresinde pazarcılar beni elinden aldı. Gördüğü heryerde bana parmak sallıyor, beni bu şekilde rahatsız ettiği için şikayetçiyim” şeklinde beyanda bulunmuş, katılan vekili duruşmada darp olaylarına ilişkin adliyeye intikal etmiş bir dosyaları olmadığını ancak şikayetçi olacaklarını bildirmiştir.

4.Katılan … Mden “Sanık benim baba bir kardeşimdir. Kendisi 17 sene evvel çekip gitti. O günden sonra da babamı hiçbir zaman hastalığında ve sağlığında aramadı. Eski evi müteahhide verdikten sonra buradan bir daire istediği için bundan sonrasında babamdan daireyi talep etmek amacıyla görüşmeye başladı. Kapının ziline basıp karşı kaldırımda beklediğini bir kez ben gördüm. Babam onun verdiği huzursuzluk yüzünden sokağa çıkamıyor.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesinde isabetsizlik saptanmamış, bu nedenle katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/622 Esas, 2015/862 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.