YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/22639
KARAR NO : 2011/3665
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının yeni dönemde yıllık 7.500 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; 02.11.2007 tarihinde düzenlenen taahhütname ile davalıya kiralanan 1500 m²’lik boş arsanın yeni kira dönemi olan 01.01.2010 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin 7500 TL olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, üstü açık ve bu nedenle 6570 sayılı yasaya tabi olmayan ve genel hükümlere tabi kiralanan boş arsanın 01.01.2010 tarihinden başlayan döneme ilişkin yıllık 7.500 TL tespitine karar verilmiştir.
Kira parası, Borçlar Yasasının 248.maddesinde yer alan kira aktinin esaslı unsurlarındandır. Yine kiralanan taşınmazın niteliği itibariyle 6570 sayılı yasanın uygulama alanı içinde bulunması durumunda asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira aktinin devam etmesidir. Ancak, kira parasına ilişkin olarak tarafların ihtilafa düşmesi halinde sözleşmede … boşluk 18.11.1964 tarih 2/4 sayılı YİBK. uyarınca hakim tarafından doldurulur. Borçlar Kanununa tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında uyuşmazlık bulunması durumunda kira aktinin esaslı unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle ortak devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından sözetme olanağı yoktur.
Somut olayımızda, dava konusu kiralananın arsa niteliğinde bulunduğu ve musakkaf olmadığı mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda, kiralananın Borçlar Kanununa tabi yerlerden olduğu ve ortada devam ettiğinden sözedilebilecek bir kira akti de bulunmadığına göre, dava değeri gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın kabulü cihetine gidilmesi … görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.