YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21990
KARAR NO : 2022/17760
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve … tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından davalının istinaf taleplerinin esastan reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 17. Dairesinin 2019/1100 Esas ve 2020/7527 Karar ve 24.11.2020 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kararın bozulmasına ilişkin verilen karar üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 05.08.2021 tarih ve KIT/2021-146 sayılı kararın davalı vekilince temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
İtiraz Hakem Heyetince hükmüne uyulan Dairemizin 24.11.2020 tarih, 2019/1100 Esas ve 2020/7527 Karar sayılı ilamında özetle; “…Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK’nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili, dava dilekçesinde, kaza nedeniyle davacı müvekkilinin %17 oranında özürlü kaldığını belirterek bu maluliyet oranına göre karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince her ne kadar hükme esas alınan Trakya Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı ‘nda öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Gürcan Altun’un 02.12.2016 raporunda, davacının %32 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde maluliyet oranı %17 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davalının %32 malül olduğu kabul edilerek bu doğrultuda hazırlanan aktüerya raporuna göre hüküm kurulması isabetli değildir. O halde mahkemece, aynı aktüer bilirkişiden davacının %17 maluliyet oranına göre ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile bozulmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma kapsamına göre yapılan değerlendirmeyle, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, sair itirazların reddine, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, talebin kısmen kabulüne, 104.510,00 TL tazminatın 21.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta … kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının (6.3) numaralı bendinde yer alan “13.878,45 TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.