Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/9486 E. 2010/12962 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9486
KARAR NO : 2010/12962
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı davalı eşi ile 2005 yılında evlendiklerini, müşterek çocuklarının olmadığını, bir süre sonra davalı eşinin evde huzursuzluk çıkararak 2006 yılında kendisini evden kovduğunu ve yardımda bulunmadığını beyanla aylık 600 TL nafaka bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, evlendikten 4 ay sonra önceki evliliğinden olan çocukları ileri sürerek evi terk eden davacının eve dönmesi için davet edildiği halde dönmediğini, bu nedenle ayrı yaşamakta haklı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı eşin ayrı yaşamakla nafaka talebinde haklı olduğu gerekçesiyle aylık 300,00 YTL tedbir nafakasının tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı TMK.nun 195. maddesi uyarınca; “evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde hakimin müdahalesi gerekir.”
Aynı Kanunun 197/1 maddesi de; “eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıyı, konut ve ev eşyalarından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. ” hükmünü getirmiştir.
O nedenle davacının tedbir nafakası talep edebilmek için yukarıda yazılı maddelerde belirtildiği üzere ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Kaldı ki, davalı davacıyı müşterek konuta dönmesi için davet etmesine rağmen davacı dönmemiş ise, dönmemesinin haklı sebebe dayandığını da ispat etmelidir.
Mahkemece, davacının ayrı yaşamakta haklı sayılması için geçerli bir nedeni olup olmadığı ve davalının davacıya eve dönmesi için çağrısına dair delilleri toplanarak tartışılmadan, davanın yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca, tarafların mal varlıkları ve gelirleri ilgili yerlerden yeterince araştırılmadan yetersiz araştırma ile aylık 300,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi de doğru degildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.