Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10144 E. 2010/12727 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10144
KARAR NO : 2010/12727
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.08.2008 gününden başlayarak aylık, net: 3.500 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.160 TL tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.08.2008 dönemine ait aylık kiranın net: 3.500 TL olarak tespit edilmesini talep etmiş, mahkemece; aylık 2.160 TL kira parasının tespitine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.08.1997 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin 11.maddesinde ihtilaf halinde Ayaş Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır.
Dava konusu taşınmaz, İstanbul Beyoğlu, Kuloğlu Mah. 1.kat da, depo olarak kullanılan 162 m2 işyeridir.
Mahallinde iki defa keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasının 1.raporda aylık 3.250 TL ve 2.raporda ise aylık net : 2.400 TL (brüt 3.000 TL) olduğu, hak ve nesafete göre aylık brüt 2.160 TL hesaplandığı açıklanmıştır.
Bilirkişi raporlarında emsal incelemesi yapılmadığı için hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. Ayrıca her iki raporda açıklanan rakamların farklı olmasına rağmen mahkemece somut nedenleri açıklanmadan düşük miktarlı raporun esas alınması suretiyle ve bu miktardan da fazla indirim yapılması suretiyle yazılı şekilde tespit kararı verilmesi doğru değildir.
Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesi ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, mahallinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.