YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3546
KARAR NO : 2023/4673
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2268 E., 2022/644 K.
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/310 E., 2020/191 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu …’ın 2010 yılında davalı bankadan sabit taksitli kredi kullandığını, müvekkili adına kayıtlı olup aile konutu niteliğindeki bağımsız bölümün bu krediye ipotek olarak gösterdiğini, 06.05.2010 tarih 5492 yevmiye ile 140.000,00 TL bedel üzerinden ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin oğlu üçüncü kişi …’ın taşınmazın teminat olarak gösterildiği kredi borcunun tamamını ödediğini, müvekkili ipoteğin kaldırılması için müracaat ettiğinde, davalı banka tarafından …’ın bu krediden daha sonra kendisinin kullandığı başka kredi borcunda dolayı ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiğini, …’ın davalı bankadan daha sonradan kullanmış olduğu ve halen borcu olup ödemekte olduğu kredinin müvekkilinin ipotek verdiği bu krediden çok daha sonra olup kullanılan krediye karşılık …’ın kendi adına olan taşınmazları teminat gösterildiğini ve bu taşınmazlara banka tarafından 30.11.2012 tarih 18397 yevmiye no ile ipotek tesis edildiğini açıklayarak ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Banka Kuşadası Şubesi tarafından, dava dışı kredi borçlusu …’ın kullandığı ve kullanacağı kredilerinin teminatı olarak … adına kayıtlı dava konusu taşınmaz kaydında 140.000,00 TL bedelle 1. dereceden ve fekki bildirilinceye kadar ipotek tesis edildiğini, dolayısıyla asıl kredi borçlusunun kullanmış olduğu herhangi bir kredinin bitmiş olması dahi ipoteğin teminatını sona erdirmeyeceğini, müvekkili bankanın dava dışı …’den olan alacaklarının devam etmekte olduğunu belirterek davanın reddini istemiiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmazın, dava dışı oğlunun davalı banka nezdindeki kredi borcu için ipotek edildiği, davacı tarafından borcun ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığının ileri sürüldüğü, yargılama süreci devam ederken davalı vekilince de ipoteğin fek edildiğinin kabul edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, ancak dava açılmasına davalı bankanın sebep olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle ve davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm bakımından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen ve ipotek akdinin çerçevesini tayin eden 06.05.2010 tarih ve 5492 yevmiye numaralı resmi senet içeriğinden ipoteğin, ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği ipoteğin teminat (üst sınır ipoteği) ipoteği olduğu belirtilmiştir.
2. Dava tarihi itibariyle dava konusu ipoteğin teminat altına aldığı kredi borcu ödenmiş ise de ipoteğin söz konusu kullanılan kredi dışında ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan davalı banka alacağının da teminatı olarak tesis edildiği ve dava dışı … tarafından daha sonra kullanılan kredi borcunun eldeki davanın açılmasından sonra ödendiği anlaşılmakla davalı bankanın eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle Mahkemenin davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği yönündeki kabulün yerinde olmadığı, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu açıklanmıştır.
3. Bu itibarla, davacı tarafından yapılan yargılama giderleri üzerinde bırakılarak, davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılan davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği, ayrıca banka tarafından açılmış veya açılacak dava ve takiplerde muafiyet getirilmiş olup, bankanın davalı olduğu (aleyhine açılan) davalarda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı ifade edilmiştir.
4. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin yerinde olan istinaf başvurusunun kabulü ile; kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden hüküm tesisi ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücreti takdirine, davalı bankanın istinaf başvurusu yerinde görülmekle istinaf karar harcının iadesi gerektiği düşünülerek karar ile; davalıdan istinaf karar harcı tahsiline yer olmadığına, ancak istinaf başvuru harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı banka tarafından da ipotek konusu borcun dava açılmadan önce ödendiğinin kabul edildiğini, aile konutu niteliğindeki olan teminat verilen dava konusu taşınmazda eş muvafakatı alınmadığını, ayrıca 3 üncü kişi …’ın daha sonra kullandığı krediye karşılık zaten …’a ait taşınmazların teminat olarak alındığını ve sonraki kullanılan kredi miktarının aşkın ipoteğinin söz konusu olduğunu, istinaf mahkemesince sonradan kullanılan kredinin ne zaman kullanıldığı ile koşulları ve teminatlarının hiç değerlendirilmediğini, dava açılmadan önce teminata konu kredi ödendiği halde ipotek miktarı üzerinden davalı taraf lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 851, 881 inci maddeleri, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 851 ve 881 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.