Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/23887 E. 2013/10257 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23887
KARAR NO : 2013/10257
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 50,52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, katılan vekili, sanıklar müdafii, Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 04.11.1993 tarih ve 6218 sayılı kararıyla kültür varlığı olarak tescilli, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Altunizade Mahallesi, 199 pafta, 8 ada, 42 parselde bulunan taşınmazda, ilgili Koruma Kurulu’nun 14.06.2000 tarih 11672 sayılı kararı ile restorasyon projesinin uygun bulunduğu, ancak anılan kurulun, 23.03.2004 tarih ve 14439 sayılı kararıyla, önceki uygun bulunan restorasyon projesine aykırılıkların tespit edildiği, yeni blok önerisindeki, sağ ve sol yan cephedeki 25 cm’lik girintinin yapılmadığı, pencere adet ve sistemlerinin değiştirildiği, arka cepheye yangın merdiveni eklendiği ve pencerelerin açılmadığı, yeni blok ile kültür varlığı arasındaki zemin kattaki şeffaf bağlantının üst katlara da devam ettiği, asansör yapıldığı, ön cephede kapı ve pencere arasındaki oranların değiştirildiği, sol ve sağ yan cephedeki 1. kattaki pencerenin yerinin değiştirildiği, iç mekanlarda kısmi değişiklikler yapıldığı belirlenerek, söz konusu aykırı uygulamaların 6 ay içerisinde eski hale getirilmesine karar verildiği, suç tarihinde de, aykırı uygulamaların düzeltilmeyerek yapının özel bir hastane tarafından kullanımda olduğunun tespiti ile Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması üzerine sanıklar hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla,
Suça konu yerde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyesi ve inşaat mühendisi ile oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle keşif icra edilerek, söz konusu izinsiz uygulamalar sonucunda tescilli kültür varlığının özgün dokusunun bozulup bozulmadığı, taşınmazın zarara uğrayıp uğramadığı, hususlarının tespiti ile tescilli kültür varlığının söz konusu eylem neticesinde zarara uğramaması durumunda gerçekleştirilen uygulamaların inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olup olmadığı ile her bir uygulamanın yapılış tarihinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek, dosya içerisinde mevcut tapu kaydının beyanlar hanesinde “eski eser” şerhi bulunmadığı hususu da dikkate alınarak, dava konusu yerin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tespit ve tesciline ilişkin sözü edilen kurul kararlarının mahallinde ilan edilip edilmediği araştırılarak, ilgili kurul kararları ve ilan tutanaklarının dosya içerisine celbi ile sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanun’un 65/b maddesinde “iki yıldan beş yıla kadar hapis beşmilyar liradan on milyar liraya kadar adli para cezası” öngörüldüğü, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan, 5728 sayılı Kanun ile değişik 65-b maddesinde ise, “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasının” öngörülüğü gözetilmeksizin, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunmayan kanun hükmünün tatbiki ile sanıklar hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
2- Adli para cezasına hükmedilen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53 maddesindeki güvenlik tedbirlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili, sanıklar müdafii ve Mahalli Cumhuriyet savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.