YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20697
KARAR NO : 2023/24051
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/610 E., 2015/621 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden yalnızca sanık sıfatıyla temyiz isteminde bulunduğu belirlenmekle sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçları işlemediğine, tanık beyanında bu hususların doğrulandığına, hukuka aykırı şekilde verilen kararın bozulması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılan …’in bir kargo firmasının kuryesi olarak çalıştığı, sanığa ait mobilya fabrikasına mal alımı için gittiğinde sanık …’ın katılana firma aracıyla sulama hortumunun üzerinden geçerek ezdiğini iddia etmesi üzerine çıkan tartışmada, katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, tekme-tokat vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, böylece sanığın üzerine atılı suçların sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın tekerrüre esas başkaca sabıkasının da bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım öngören atılı suçlara ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, fabrika bahçesinde işlenen hakaret eyleminde suç yerinin aleni bir yer olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
3. (1) nolu bozma uyarınca hakaret eyleminin aleni sayılan yerde işlenip işlenmediği denetime olanak verecek şekilde tespit edilerek, aleni sayılmayan bir yerde işlenmediğinin tespiti halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.