Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10614 E. 2023/3788 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10614
KARAR NO : 2023/3788
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1633 E., 2018/542 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkumiyet kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2017/476 Esas, 2018/156 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci

fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/1633 Esas, 2018/542 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62, 53, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü ve 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Sanık hakkında öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini şayet aksi kanaat hasıl olur ise daha lehe olan hükümlerin uygulanmasına kararı verilmesine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;

1. Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2. Kabule göre de; sınırlı sayıda örgüt mensubu kişiler hakkında bilgi veren sanığa etkin pişmanlık kapsamında uygulanan indirim oranının fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Münhasıran örgüt üyelerinin kullanımına sunulan ByLock isimli gizli ve kriptolu haberleşme programını kullanan, kendi ikrarına göre örgüte ait toplantı niteliğinde olan sohbetlere katılan, yine örgüte ait süresiz yayınlara abone olan, kendi ikametinde ele geçirilen nota göre örgüt üyeleri ile görüşebilmek amacıyla kendisine verilen talimat gereği ve gizliliği sağlayabilmek adına toplantılar icra eden, her ne kadar daha sonradan vazgeçmiş ise de diğer sanık Z. B.’nin beyanına göre bir süre ev ablalığı pozisyonundan daha önemli bir pozisyon olan bölge talebe mesullüğü yapan, yine Kakao isimli programı kullanan, darbe teşebbüsünden sonra dahi diğer örgüt üyeleri ile birlikte örgüte ait çalışma evinde kalan sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemleri ile örgüt ile

organik bağ kurup örgütün hiyerarşinine girdiği ve örgüt üyesi olduğu, bu şekilde atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığın atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan faaliyet, eylem ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılması sureti ile cezalandırılmasına ve hakkında TCK’nın 62 maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık her ne kadar hazırlıktaki beyanında tanıdığını beyan ettiği örgüt üyelerinin bir kısmını teşhis etmiş ise de tutuklandıktan sonra yeniden ifade vermek istediğini söylemesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi yeniden alınmış ve ek beyanlarda bulunduktan sonra mahkeme huzurunda alınan beyanında ise bilhassa ByLock içeriklerinin bir kısmını hatırlamadığı bahanesi ile inkar etmiştir. Bu nedenlerle sanığın bilhassa etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda verdiği beyanlarının samimi olmadığı ve bildiklerini tam ve eksiksiz olarak anlatmadığı kanaatine varılmış sanık hakkında TCK’nın 221 maddesinde ifadesini bulan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Aşamalardaki ikrar içeren savunmalarında, bir dönem FETÖ’ye ait evlerde kaldığını ve ByLock proğramını kullandığını söyleyen ve çok sayıda kişiyi teşhis ederek örgütle ilişkilerini ortaya koyan ve 0545 …. numaralı telefon hattına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilmiş olan sanığın, mahkemece terör örgütü üyesi olarak kabulü Dairemizce de yerinde görülmüş ve ByLock içerikleri ile hakkındaki evrak tefrik edilen …nin beyanları itibariyle örgüt içerisinde etkin olarak çalıştığı anlaşılan hakkında tayin edilecek temel cezanın alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak 5 yıl 6 ay hapis olarak tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanatine varılmıştır.
Bununla birlikte, İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında TCK’nın 221 inci maddesinin tatbik edilmemesine ilişkin uygulaması Dairemizce kabul görmemiştir.

Zira, sanık başlangıçtan beri örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock’u kullandığını söylemiş ve yaklaşık 15 tane örgüt mensubunu teşhis etmiştir. Ağrı İl Emniyet Müdürlüğünün 03.10.2018 tarihli yazısından sanığın teşhis ettiği bazı kişiler hakkında zaten soruşturma ve kovuşturma bulunduğu, bazıları hakkında ise bulunmadığı anlaşılmış, sanık Dairemizde görülen duruşma sırasında da yeni bazı isimler vermiştir. Dairemizce bu duruşmaya ait tutanakta Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına gereğinin takdir ve ifası için gönderilmiştir.

Sanığın yakalanmasından sonra verdiği tüm beyanlarında eylemlerini kabul etmesi ve bir kısmı hakkında daha önce hiç soruşturma bulunmayan yaklaşık 20 kişiyi teşhis ederek örgüt içindeki konum ve faaliyetleri hakkında bilgiler vermesi nedeniyle verdiği bilgilerin miktarı ve niteliği de gözetilerek cezasında TCK’nın 221/4 üncü maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve vicdani kanısına varılmıştır. Bununla birlikte verilen bilgilerin bu haliyle örgütün dağılmasını sağlayacak nitelikte olmaması ve hakkında daha önce soruşturma bulunmayan bazı kişiler hakkında da soruşturma yapılmasını sağlamakla birlikte, içerik itibariyle tek başına bu kişilerin yakalanmalarını sağlamaya elverişli olmadığı, dolayısıyla faydalı olmakla birlikte TCK’nın 221/3 üncü maddesinin uygulanmasını gerektirir nitelik taşımadığı kanaatine varıldığından sanık hakkında anılan hüküm tatbik edilmeyerek hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanık savunmaları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği, …nin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; örgüt evlerinde kaldığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, sanık savunması, tanık beyanı ve tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği itibariyle örgütsel faaliyetlerde bulunduğu belirlenen sanık hakkında; savunmalarının niteliği, dosya kapsamındaki araştırma tutanağı, sanığın teşhis ettiği kişi sayısı ve soruşturma/kovuşturmalara faydasına göre Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/1633 Esas, 2018/542 sayılı kararında sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …