YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5235
KARAR NO : 2010/7691
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ıslahla 50.327,50 lira avukatlık alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalının Sulh Hukuk Mahkemesinde avukat olarak davalarını takip etmesinden ötürü sözleşmeyle belirlenen vekalet ücretinin tahsilini önce Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açarak istemiş, Asliye Mahkemesince HUMK’nun 15.maddesine göre davaya, asıl uyuşmazlığı çözen Sulh Mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi, davacının ıslahla artırdığı 50.327,50 TL.üzerinden vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar HUMK’nun 15.maddesinde “bir dava münasebetiyle iki taraf vekillerinin ücret ve masraf iddiaları, miktarı her neye haliğ olursa olsun o davaya bakan mahkemede görülür” düzenlemesi yer almış ise de, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre; (Bkz.esas davaya bakan mahkemenin görevli bulunduğu avukatlık ücret alacağının-miktarına bakılmaksızın-sadece “yargılama gideri niteliğinde olan” taraflara yükletilmesi gereken vekalet ücreti ve masraflara ilişkin olduğuna dair, 29.5.1957 gün 4/16 sayılı YİBK) olması ancak o davada taraf olanlar arasında doğacak avukatlık ücret uyuşmazlığının çözümlenmesi hususunda sözkonusudur. Somut olayda olduğu gibi vekille müvekkili arasındaki sözleşmeden kaynaklanan avukatlık ücret uyuşmazlığında (HUMK’da özel usul ve esas bulunmadığından) müddeabihin değerine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, davaya konu alacak miktarı (50.327,50 TL) Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde bulunmakla görev yönünden davanın reddi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.