YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15888
KARAR NO : 2023/23194
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/939 E., 2016/149 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşünü belirtmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılana görevinden dolayı hakaret etmediğine, katılanın tahriki olduğuna, katılanın, hastasına hakaret edip onu azarlaması sebebiyle kendisinin saygılı bir üslupla müdahale ettiğine, katılanın kendisini kovması üzerine de “Al senin olsun hastane, s… olup gidiyorum ben.” dediğine, katılanın bu sözlerini çarpıtıp şikâyet konusu yaptığına, hasta olan tanığın dinlenilmeyip olay esnasında orada bulunmayan doktorun tanık olarak dinlenildiğine, öncelikle beraatine, mümkün olmadığı takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya daha düşük miktarda bir adli para cezası verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … Devlet Hastanesi acil servisinde hemşire olarak görev yaptığı, elinden yaralanan iş arkadaşını acil servise getiren sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın katılana “Sen gerizekalı mısın, s… git.” sözleriyle hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Düşünce Yönünden
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarihli ve 2015/16-873 Esas, 2018/145 Karar sayılı kararında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtaratın ileriye yönelik ve takdir yetkisini sınırlamayan bir bildirim niteliği taşıdığı, bu sebeple “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklinde infazda tereddüte yol açacak ve infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulmadığı takdirde, yalnızca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratına hükümde yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığının belirtilmesi karşısında Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı hakaret eylemini gerçekleştirdiği hususunun sanığın ikrar içeren savunması ile katılanın aşamalardaki beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık anlatımları neticesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanması geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlendiği anlaşılmakla sanığın temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği, seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yerel Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi ve katılanın, Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin kısımdan “katılana ödenmesine” ibaresi çıkartılıp yerine “Sağlık Bakanlığı’na verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.