YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/706
KARAR NO : 2023/4013
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1394 E., 2016/151 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/1274 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 120 gün adli para cezası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticesi itibariyle 2.400 TL adli parası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 20.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/1394 Esas 2016/151 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 21.06.2015 tarihinde, yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle neticeten 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki bu hükmün CMK’nun 231/5 maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına karar verilerek, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.02.2021 tarihli uzlaştırma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve tespiti gerektiği, kabul ve uygulamaya göre de CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında üzerine atılı eylemden dolayı verilen 3 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama neticesince mahkemece geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerekirken davanın esasına girilerek beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.”
5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.
Somut olayda; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında üzerine atılı suçtan beraat hükmü verildiği gözetilerek; 5237 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.01.2015 tarihli sorgusu olduğu anlaşılmıştır.
26.01.2015 tarihi olan sorgu tarihine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden, denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun tarihine kadar geçen 3 ay 1 günlük durma süresi (20.03.2015-21.06.2015 tarihleri arası) ve yukarıda açıklanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi eklendiğinde, temyiz incelemesi tarihine kadar, olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/1394 Esas 2016/151 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2023 tarihinde karar verildi.