YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20680
KARAR NO : 2023/4330
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/411 E., 2018/2283 K.
…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2015 tarihli ve 2015/29123 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 63/1. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2015/440 Esas, 2017/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/411 Esas ve 2018/2283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.10.2017 tarihli ve 2015/440 Esas, 2017/478 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçla ilgisinin olmadığı beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçinin şirketi adına kayıtlı olan … plaka sayılı … marka ve model aracını ikametinin ve iş yerinin bulunduğu … adresi önüne 29.05.2015 tarihinde saat 01.00 sıralarında park ettiği ve kilitleyerek ayrıldığı, ertesi gün saat 08.00 sıralarında aracının yerinde olmadığı, 04.06.2015 tarihinde İl Emniyet Müdürlüğünün yaptıkları çalışmada çalıntı olduğu düşünülen … marka ve model 2 aracın … Evleri Bölgesinde olduğunu, çevreden yapılan araştırmada da araçların önünde bulunduğu ikamette de sanık …’in oturduğunu tespit ettikleri, jandarma görevlileri ile birlikte araçların bulunduğu bölgeye doğru seyir halinde iken çalıntı olduğu düşünülen araçlardan üzerinde … ibareli plaka bulunan . marka ve model aracın kaçırıldığının görüldüğü, görevlilerce takibe başlandığı ancak takip yapan ekip aracının kontrolden çıkarak su kanalına düştüğü, bilahare takip edilen aracın olay yerine yakın bir yerde terk halinde bulunduğu, yapılan kontrolde şase ve motor numarasından aracın şikayetçinin çalınan aracı olduğunun tespit edildiği, daha sonra sanığın ikametinin önündeki boşluğa gelindiğinde … plaka sayılı aracında yerinde olmadığının görüldüğü, araştırma PTS fotoğraf tespit tutanağına göre çalıntı olduğu değerlendirilen sahte plakalı … plakalı aracın yapılan sorgulamasında aracın 22.05.2015 tarihinde saat 14.20 de … Çıkış Urfa istikametine geçişinin olduğu, aracın içerisinde bir erkek şahsın bulunduğu, aracı kullanan şahsın eşgali ve giymiş olduğu elbisenin sanık … isimli şahıs olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın soruşturmanın başından beri atılı suçu işlemediği yönündeki beyanı karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kamera görüntüsündeki resmindeki kıyafetin aynı olması haricinde başkaca hiç bir delil ile desteklenmeyen soyut iddia dışında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması nedeniyle kabule ters düşen beyanlara itibar edilmeyerek Yerel Mahkemece sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Aşamalarda araçla tek bağlantısının babasına ait tarlada önceki yıl çalışan ayrıntılı kimlik bilgilerini bilmediği …,… isimli şahısların geçici olarak evinin önüne bırakmaları olduğunu savunan sanığın duruşmadaki beyanında, şahısların söz konusu araçları polislerce işlem yapılmasından 3-4 gün önce anahtar ve ruhsatlarını kendilerine teslim ederek araçları daha sonra götürmek üzere kendisine bıraktıklarına, bu araçlardan bir tanesini sadece petrol istasyonuna gitmek üzere kullandığına ilişkin tevilli ikrarı, Şanlıurfa Hırsızlık Büro Amirliği’nce yapılan çalışmalarda … Küme evlerinde ikamet eden …,… isimli şahısların çevre illerden … marka araçları çalarak Suriye ve çevre illere sattıklarına, evlerinin önünde iki adet farklı plakalar bulunan çalıntı … marka kamyonetin bulunduğu bilgisine ulaşılması üzerine 04.06.2015 tarihinde kontrol amaçlı bölgeye gidilerek bölgenin konumu nedeniyle jandarma görevlileri ile irtibata geçildiği, 04.06.2015 tarihinde … Küme Evleri önünde üzerlerinde … ve … plaka sayılı plakalar bulunan iki kamyonetin görüldüğü, ikamet sahibi olan … isimli şahısla yapılan görüşmede araçların kendisine ait olup hacizli olduklarını, araçları İstanbul ilinden getiren Suriye’li bir şahıstan aldığını bildirdiği, bölge jandarma mıntıkası olduğundan bu konuda jandarma yetkililerine bilgi verilerek saat 16.00 sıralarında adrese intikal edildiğinde … sayılı kamyonetin adresten hızlıca kaçtığının görülmesi üzerine polis ekibi olarak dur ihtaratı yapıldığı, aracın ihtara durmayarak kanal istikametine kaçtığı, aracın sıkıştırılması sonrası polis ekibi aracının kanala düştüğü, ekipteki görevlilerin kendi imkanları ve çevredeki insanların yardımı ile kanaldan çıkması sonrasında takipten kaçan aracın tarlalık alanda terk vaziyette bulunduğu, şasi numarasına göre yapılan sorguda aracın gerçek plakasının … olup 29.05.2015 günü … ilçesinden çalıntı şasi ve çalıntı motor kaydı ile arandığının tespit edildiğine ilişkin 04.05.2015 tarihli araştırma tutanağı, hakkında hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen …’in beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın müşteki …’a ait aracı İstanbul/Kartal ilçesindeki evinin önünden ilişkin çaldığına ilişkin delil bulunmamakla birlikte çalıntı aracı kabul edip, evinin önünde park halinde bulundurarak, kullanmak şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinde açıklanan suç eşyasının kabul edilmesi eylemini oluşturduğu anlaşıldığından, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.10.2017 tarihli ve 2015/440 Esas, 2017/478 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın bu eyleme ilişkin ek savunması tespit edilmiş sabit olan suç eşyasının satın alınması eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık her ne kadar savunmasında üzerine atılı suçu işlemediğini, aracı Suriyeli açık adres ve kimliklerini bilmediği iki kişiden aldığını savunmuş ise de, şikayetçiye ait aracın suç tarihinden kısa süre sonra sanığın evinin önünde bulunduğu, sanığın satışı tescile tabi olan aracı aldığını belirttiği kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerini veremediği de anlaşılmakla sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği halde sanığa 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesi gereğince hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de;
2. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanığın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2011 kesinleşme tarihli, 2008/131 Esas, 2008/498 Karar sayılı ilamının UYAP’tan yapılan kontrolde, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ek kararı ile 7242 sayılı Kanun ‘un sanık lehine olabileceğinden infazın durdurulup, dosyanın yeni esasa kaydedilmesine karar verildiği ancak akıbeti araştırılmadan sanık hakkında bu ilamın tekerrüre esas alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık mükerrir olduğundan, 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verildiği halde, aynı Kanun’un 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/411 Esas, 2018/2283 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.