YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17146
KARAR NO : 2013/9221
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan: 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 22/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan: Beraat
Sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan: 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 50/4, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’un beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili; taksirle öldürme suçundan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılanlar vekili; taksirle öldürme suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Ölenin anne ve babası olan katılanların; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun niteliği topluma karşı işlenen bir suç olması nedeniyle davaya katılma haklarının bulunmadığı, suçtan zarar gördüklerinin kabulü ile davaya katılmalarına karar verilmiş olmasının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
B) Sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …, sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, istiap haddi üzerinde yolcu alıp, sevk ve idare ettiği motosikletin süratini düşürmeden yaklaştığı kavşak mahallinde, ön ilerisinde yolun sağında giderken, arka taşıt trafiğini dikkate almayıp, kontrolsüzce sola dönüşe geçen ve seyir şeridine giren kamyonetin sol ön kapı kesimine önlemsizce çarparak, aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölümüne sebebiyet veren, kazadan 4 saat sonra yapılan ölçüme göre, zamanında tehlikeyi fark etmesi ve tedbir almasını geciktirecek ölçüde ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak biçimde, 67 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık …’un eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; sanık …, sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Motosiklet sürücüsü sanık …’un aracında yolcu olarak bulunan bir kişinin ölümü, sanık … ve motosiklet yolcusu …’in yaralanmasıyla sonuçlanan kazada, mağdur …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ve soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde sanık …’dan şikayetçi olmaması karşısında; 19.12.2006 gün ve 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 89/5. maddesi hükmü nedeniyle, TCK’nın 89/1. maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanan mağdurun şikayetten vazgeçmesi bilinçli taksirde dahi geçerli bulunduğundan, sanık …’un bir kişinin ölümüne sebebiyet vermekten eylemine uyan TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanık …’ın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve bir kişinin kemik kırığı oluşacak, bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık …’a asgari hadden ceza tayin edilmesi,
3- Sanık …’a hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
4- Katılanlar …, … ve …’in kendilerini aynı vekil ile temsil ettirmeleri karşısında, tek bir vekalet ücretine hükmolunup, takdir olunan vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı üç vekalet ücretine hükmolunup, taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı da gözetilmeden, takdir olunan vekalet ücretinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık …, sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.