Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9206 E. 2023/9988 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9206
KARAR NO : 2023/9988
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1982 E., 2023/1507 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 E., 2021/213 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; babasından bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile kesildiğini, 20.10.2008 – 19.01.2012 süresince yersiz ödeme yapıldığından bahisle 23.117,50 TL borç çıkarıldığını, eski eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasını, ödenmeyen her bir aylığın hakediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile “Davacının eski eşinin uyuşmazlık konusu dönemde Bestekar Sokak Numara 11/20 Beylikdüzü adresinde ikamet ettiği, 01.04.2011 tarihine kadar davacının eski eşi ile aynı adreste ikamet kaydının bulunduğu, davacının 01.04.2011 tarihinden itibaren tanık olarak dinlenen damadı … ile aynı adreslerde ikamet kaydının bulunduğu görülmüştür. Dosya arasına alınan MEDULA kayıtlarından davacı ve eski eşinin Deva, … ve … Eczanelerinden ilaç temin ettikleri ve Çatalca İlyas Çokay Devlet Hastanesine başvurularının bulunduğu görülmüştür. Dinlenen tanıklardan … anlatımında davacı ve eşi ile komşu olarak ikamet ettiklerini, davacının eşinin adının … olduğunu 20 numaralı dairede ikamet ettiklerini ifade etmiştir. Tanığın 17.12.2019 – 19.12.2011 tarihleri arasında … Sokak Numara 9/22 … adresinde ikamet kaydının olduğu görülmüş komşu olarak ikamet ettikleri yönündeki beyanlarına itibar edilmiştir. Bu kapsamda 2009 -2010 yıllarında davacı eski eşi ile birlikte ikamet etmiş, bu husus tanık anlatımları ve MEDULA kaydı ile ortaya koyulmuştur. Bu tespite istinaden kurumun yaptığı denetim ve değerlendirme usul ve yasaya uygun görülmüş davacının Kurum işleminin aksine açtığı davanın bu nedenle reddi gerekmiştir.” denilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Çatalca Devlet Hastanesinde davacı ve boşandığı eşinin akrabası çalıştığı ve muayene işlemlerinde kolaylık sağladığı için bu hastaneye başvurduklarını, aynı hastaneye başvurmalarının fiilen birlikte yaşama olarak değerlendirilemeyeceğini, eski eşinin boşanma öncesine ait borçları sebebiyle davacının evinin satılması söz konusu olunca gelip gittiğini, bunun dışında düğün, bayram, doğum, ölüm gibi durumlarda müşterek çocukları ile görüşebilmek için geldiğini, eksik ve özensiz tahkikat sonucu sadece bir komşunun çelişkili ve gerçeğe aykırı beyanıyla aylığın kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda, denetmen raporunun davacının ikamet ettiği … Mah. … cad. … Yapı Sitesi C-1 Blok No: 1l D:20 …” adresindeki apartman yöneticisi …’in ifadesi alınarak, …’in ikamet ettiği belirtilen “Büyükşehir Mah.Derya Sok.N: 12 D: 3 Beylikdüzü-İst” adresindeki yönetici ve apartman görevlisinin beyanıyla tutulan tutanağa dayanılarak düzenlendiği, davacı ile boşandığı birlikte yaşadığı, kurum denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddi isabetli olduğu; mahkemece davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığına dair yeterli araştırma yapıldığı, aylığın ve gelirin kesilmesine ilişkin kurum işlemi ile borç tahakkukunun yerinde olduğu, denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri gözetilerek davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; “ölen sigortalının hak sahiplerinden; … eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. “

Madde 96 hükmüne göre “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, …itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…”

Aynı Kanun’un 59 uncu maddesinin başlığı kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; “bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür …”, maddenin 2 nci fıkrasında “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2005 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2012 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008-2012 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı kanunun 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, fiili birlikteliğin aranarak onanması görüşüne katılınmamıştır.