YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/16617
KARAR NO : 2010/19807
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılan sanık … hakkında 25.07.2006 tarihinde 86/2 maddesinden mahkumiyetlerine dair hükümlerin katılan sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.12.2008 tarih 2008-18961-15786 sayılı kararıyla kesin olduğundan bahisle reddine karar verilmiş olmakla, bozma sonrası katılan sanık hakkında yeniden kurulan hükümlerin hukuken yok hükmünde olduğu anlaşılmakla katılan sanık vekilinin temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan sanık vekilinin, sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinden sanıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşulları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır. Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise; daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayımızda objektif koşul oluştuğu halde, kararda 5271 sayılı CMK’nın 231 maddesinde faile ilişkin olarak öngörülen şartlardan hangisinin ya da hangilerinin oluşmadığına dair mahkemece denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp hükmün gerekçesinde gösterilmeden sadece “ koşulları bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.” şeklinde yetersiz gerekçeyle hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş katılan sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.