Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10718 E. 2010/11176 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10718
KARAR NO : 2010/11176
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1800 TL kira bedelinin iadesi ile birlikte ödenen 2000 Dolar depozito bedelinin iadesi istenilmiştir. Karşılık davada ise; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, toplam:12.840,00 TL alacağın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde; davacıların (kiracı); davalıya ait daireyi 1.7.2007 tarihinde kiraladığını, yeni ev satın almaları nedeniyle 3.5.2008 tarihinde davalıya fax çekerek mevcut kira sözleşmesine göre 31.8.2008 tarihinde mecuru tahliye edeceklerini bildirdiğini; bunun üzerine, davalının emlakçı vasıtasıyla ev kiralık levhası astığını; sözleşmeye göre verilen 2000 Dolar depozito ile, bankaya talimat verilmediğinden yanlışlıkla ödenen Ağustos 2008 kirasının iadesini talep ettiklerini; ancak, davalının ödemeye yanaşmadığını iddia ederek; ödenen 1800 TL kira bedeli ile 2000 Dolar depozitonun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların açtığı davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş; karşılık davasında ise, sözleşmenin yenilenmesi nedeniyle kira farkı olan 740 TL ile, mecurun süresinden önce boşaltılması nedeniyle muaccel hale gelen 9 aylık kira bedeli ile uğranılan zarar ve Eylül 2008 ayı kira bedeli toplamı 12.100 TL alacağın (fazlaya ilişkin hak saklı tutularak) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 8/11-1.maddesine göre; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tesbit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılır.
Ancak, kira alacağı (veya tazminat) müstekil bir dava olarak açılmışsa bu alelade bir alacak (eda) davası olarak görülecektir. Böyle bir davada mahkemenin konusunu Usul Kanununun genel prensiplerine göre tayini gerekir. Başka bir anlatımla, mahkemenin görevi dava konusu alacağın değerine göre belirlenmelidir (HUMK’nun 8/1.maddesi).
HUMK’nun 5 maddesine göre de “karşılık davanın miktar veya kıymeti asıl davanın miktar ve kıymetinden çok ise karşılık davanın kıymeti esastır”.
Dava konusu karşılık davanın değeri 12.100 TL olduğuna göre; müddeabihin miktarı itibariyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Mahkemece, (HUMK’nun 5. ve 8/1.maddesi gözetilerek) müddeabihin miktarına göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.