Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15320 E. 2023/23467 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15320
KARAR NO : 2023/23467
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/192 E., 2016/192 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrası (a) bendi ile 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 35 inci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; pişman olduğunu belirterek kararın bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın başka bir suç nedeniyle duruşmada savunması alınırken mahkeme hakimi olan şikâyetçiye yönelik “Ben çıkıyorum, sizi de Allahınıza da sinkaf ederim.” şeklinde hakaretlerde bulunduğu, bunun üzerine şikâyetçi tarafından sanığın duruşma salonundan çıkarılması istenildiğinde şikâyetçiye ve kürsüye hamle yaparak “Daha konuşuyorsun lan, burada uzman çavuş var, sana mı hesap vereceğim lan.” şeklinde sözler söylediği ve şikayetçiye yönelik yaralama eyleminin görevli jandarma personeli tarafından engellenmesi sonucunda teşebbüs aşamasında kaldığı iddia ve kabul olunarak hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık ikrarı, tanık anlatımı ve duruşma zaptı içeriği ile tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, yargı görevi yapan şikâyetçiye yönelik yaralamaya teşebbüs eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve suçun tamamlandığı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uygulanarak, hakaret suçunun aleni bir yer olan duruşma salonunda kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayarak eksik cezalar tayin edilmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.