Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/1192 E. 2023/8775 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1192
KARAR NO : 2023/8775
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Sanıklar Aliş ve Volkan hakkındaki hükümler yönünden temyiz
istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
2. Sanıklar Seyhan ve Mustafa hakkındaki hükümler yönünden bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar Volkan ve Seyhan müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/273 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’in uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 11 ay hapis ve 45.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Sanık …’ın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl 10 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. Sanık …’ın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık …’nın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 27.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/1442 Esas, 2021/2247 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Seyhan, Aliş ve Volkan yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hukuka uygun olması nedeniyle sanıklar Aliş ve Volkan hakkındaki hükümler yönünden temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması, hukuka aykırı olmaları nedeniyle sanıklar Seyhan ve Mustafa hakkındaki hükümler yönünden bozma yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay yakalama ve arama-muhafaza altına alma tutanakları ile kamera görüntüleri, iletişimin tespiti tutanakları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
1. 24.06.2019 tarihinde sanık …’in, bulundukları otelde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık Murat’a uyuşturucu madde sattığı gerekçesiyle,
2. Sanıklar Aliş ve Volkan’ın 26.06.2020 tarihinde, sanıklar Mustafa ve Seyhan’ın 20.07.2020 tarihinde ve ayrıca sanık …’in 18.08.2020 tarihinde İran’dan gelip Gürbulak sınır kapısını kullanmak suretiyle Türkiye’ye giriş yapan tırların muhtelif kısımlarına sınırın diğer tarafında yerleştirdikleri uyuşturucu maddeyi ülkeye soktukları gerekçesiyle,
3. 24.07.2020 tarihinde sanıklar Mustafa ve Seyhan’ın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık Bayram’a sanık …’a ait ikamette uyuşturucu madde sattıkları gerekçesiyle,
Sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince,

isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşturucu madde ithal etme ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçları 5237 sayılı Kanun’un aynı maddesinde düzenlenmiş olsalar da, birbirinden farklı suçlar olmaları nedeniyle, bahsi geçen kanunun 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin bu iki suç arasında uygulanamayacağı, bu nedenle sanıklar Mustafa ve Seyhan’ın 20.07.2020 tarihinde işlemiş oldukları uyuşturucu madde ithal etme suçu ile 24.07.2020 tarihinde işlemiş oldukları uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ve sanık …’in 26.06.2020 ve 18.08.2020 tarihlerinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ithal etme suçu ile 24.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ticareti yapma suçları arasında, suç vasıflarının farklılığı nazara alındığında eylemler hakkında farklı hükümler kurulması gerekirken tek hüküm kurulması; 24.06.2019 tarihli eylemde 18 yaşından küçük olan tanık Murat’a uyuşturucu madde vermiş olmasına rağmen sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinin uygulanmamış olması, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/1442 Esas, 2021/2247 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Volkan ve Seyhan hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Arama ve olay tespit tutanakları ve iletişimin tespiti tutanakları içeriğine göre, 26/06/2020 tarihli olayda Gürbulak Hudut Giriş işlemlerinin yapıldığı noktada, 20/07/2020 ve 18/08/2020 tarihli olaylarda ise Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Gürbulak Gümrük Sahasına gelen tırlarda yapılan x-ray taramasında suça konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiş, sonrasında yapılan operasyon neticesinde sanıklar yakalanmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/273 K. sayılı kararıyla, sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ithal etme suçundan cezalandırılmalarına hükmolunmuş; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2021/2247 K. sayılı kararıyla da istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde; 26/06/2020 tarihli olayda Gürbulak Hudut Giriş işlemlerinin yapıldığı noktada uyuşturucu maddenin sağlık görevlileri tarafından tesadüfen bulunduğu, 20/07/2020 ve 18/08/2020 tarihli olaylarda ise Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Gürbulak Gümrük Sahasına gelen tırlarda yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği; görevlilerin müdahalesi nedeniyle uyuşturucu maddelerin gümrükten geçirilemediği, dolayısıyla sanıkların farklı tarihlerde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçlarının tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).

Somut olaylarda; 26/06/2020 tarihinde Gürbulak Hudut Giriş işlemlerinin yapıldığı noktada uyuşturucu madde sağlık görevlileri tarafından tesadüfen ele geçirilmiş, 20/07/2020 ve 18/08/2020 tarihli olaylarda ise Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Gürbulak Gümrük Sahasına gelen tırlarda yapılan arama neticesinde ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanıklar elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladıkları uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, ellerinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işledikleri suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.

Bu itibarla, sanıkların işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanıkların eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2021/2247 K. sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 16/10/2023