YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40634
KARAR NO : 2023/23556
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/248 E., 2020/401 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesi’nin 04.03.2020 tarihli ve 2019/6436 Esas, 2020/5611 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na (3194 sayılı Kanun) eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın eksik incelemeyle alındığı, usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın 05.02.2016 tarihli tapu kaydına göre dava konusu olan … İlçesi … Mahallesi … Caddesi No:… adresinde bulunan yapının maliki olduğu, söz konusu yapı hakkında, projeye aykırı 9 m² wc yaptırdığı, 1 ve 2 nolu işyerinin birleştirildiği, 70 m² asma kat ve 84 m² sundurma yaptırdığından bahisle 03.04.2015 tarihinde … yetkililerince yapı tatil zaptı tanzim edildiği, 14.03.2016 tarihli bilirkişi raporuyla söz konusu yapılardan wc’nin bina, asma katın ise alan kazanma niteliğinin bulunduğu bu suretle söz konusu eylemlerin imara aykırı olduğu şeklinde tespitte bulunulduğu, bozma sonrası dava konusu yer ile ilgili olarak bulunan yapı kayıt belgeleri ile yapı tatil zaptına konu olan imara aykırılıkların örtüşüp örtüşmediği konusunda tanzim edilen 02.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre aykırılıklar ile yapı kayıt belgelerinin örtüşmediğinin belirlendiği, bu suretle sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran “Kişilerin cezalandırılmasının öngörülmesi, 3194 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde de bina kavramının kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde açıklanması karşısında, somut olayda; davaya konu edilen 03.04.2015 tarihli yapı tatil zabıtlarından, … Mahallesi, … Caddesi No:… adresindeki tespitlerle ilgili, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, alan kazanma niteliğinde olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığı hususları ile hangi tarihte yapıldığı konusunda teknik ve bilimsel verilere dayalı görüş içeren bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca … Mahallesi, … Caddesi No:… adresi hakkında yapılan keşif ve bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması ile bu adrese ilişkin 03.03.2016 tarihli keşif tutanağında “Yapının arkasında bulunan wc’nin tavanının söküldüğü”nün gözlendiği anlaşılmakla davaya konu wc bina vasfında olmayacağından 02.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda yapı kayıt belgesi ile tespit edilen imara aykırılıkların örtüşüp örtüşmediğine ilişkin hesaba katılmaması gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.