Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/1892 E. 2023/4284 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1892
KARAR NO : 2023/4284
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/619 E., 2016/3 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli ve 2015/619 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2021 tarih, 2016/42770 sayılı tebliğnamesi ile müşteki vekilinin mazeret bildirerek katılma talebinde bulunması üzerine, müştekinin katılan ve vekilinin de katılan vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verilerek duruşmanın 29.01.2016 tarihine ertelenmesine karar verildiği halde, sanığın belirlenen duruşma gününden önce mahkemede hazır edilmesi üzerine savunmasının alınarak duruşmanın daha önce belirlenen günde yapılmasına karar verilmesi yerine katılanın ve vekilinin 5271 sayılı Kanunun 234 üncü ve devamı maddelerindeki haklarını kullanmaları sağlanmadan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilin temyiz isteği, müştekinin ve kendisinin beyanları tespit edilmeden peşin hükümle karar verildiğine, sanığın, katılanın uyarılarına rağmen evinin önüne defalarca gelmesi, ziline basması, iş çıkışı çalıştığı okulun önünde beklemesi şeklindeki eylemleriyle suçun sübut bulduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Mahkemece tensip zaptıyla duruşma gününün 03.12.2015 tarihi olarak belirlenmesinin ardından, 03.12.2015 tarihli celseye müştekiye çıkarılan tebligatın iade edilmesi nedeniyle müştekinin katılmadığı, vekiline yapılan tebligat üzerine ise; vekilin mazeret talebinde bulunması üzerine talebinin kabul edilip, müştekinin katılan vekilininse katılan vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verilerek, sanığın da duruşmaya katılmaması nedeniyle sanık hakkında zorla getime emri düzenlenerek belirlenen yeni duruşma günü olan 29.01.2016 tarihinin katılan vekiline haber verilmesine karar verildiği halde, sanığın mahkemeye müracaat ederek celse açılmasını istemesiyle sanığın savunması alınıp aynı celse beraatine hükmedilerek katılan ve vekilinin 5271 sayılı Kanunun 234 ve devamı maddelerindeki haklarının kullanılmasına engel olunması hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli ve 2015/619 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilin temyiz isteği de yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.